Mevsimsiz
Benceajans
Osman Cabbar - Tozduman

Gerçek Anlamda Erozyon

Günlük yaşantımızdaki konuşmalarımızda, kullanmayı ihmal etmediğimiz, birçok Fransızca sözcük bulunmaktadır. Genellikle sonu "yon"la biten, televizyon, pansiyon, porsiyon, kanalizasyon ve direksiyon benzeri kelimeler, Türkçe’mizin adeta vazgeçilmez birer ortağı olmuştur. Son günlerde, gerek yazılı, gerekse görsel basınımızda da, sık sık kullanılan Erozyon sözcüğüne kafam takıldı. Gerçek anlamı dışında, o kadar çok kullanılmaya başlandı ki; "Suçlu sayısındaki erozyon", "Seksüel doyumsuzlukta erozyon", "politikacı da erozyon", gibi kulağa güzel gelen, kullananı daha kültür zengini görüntüsüne soktuğu sanılan bu kelimeyi de, sonunda kullanma, erozyonuna uğrattık gibime geliyor. Halbuki bu sözcüğün, sözlükteki karşılığı; aşınma, Devlet toprağın, erozyonla kaybedilmesini önlemek, olarak ifade edilmektedir. Geçtiğimiz günlerde, erozyon denince aklımıza Toprak gelirken, günümüzde her konuda, köşeye yakıştırılır konl,Jma getirilmek istenmektedir.

YILDA 500 TON, SUYA DÖKÜLEN MiLLi SERVET

Anladığımız anlamda EROZYON, toprağın yağmur suları ile veya rüzgarlarla aşınması ve taşınmasıdır. Daha açık ifade ile, yağmur tanelerinin, çıplak toprağa çarptığında, kopardığı parçacıkları beraberinde aşağıya taşıması veya rüzgarın etkisiyle, çıplak arazilerde toprak tanelerinin sürüklenmesi olayıdır. Erozyonu en fazla hızlandırmanın başında yeşil alanlarımızın, ormanlarımızın tahrip edilip, tüketilmesi gelir. Ormanı ve merası yok edilmiş sahalarda erozyon; toprakların kanseri, doğal afetlerin mimarıdır. Nitekim, bilinçsiz davranışlar, ormanların insafsızca tahribi sonucunda, binlerce yıl birçok uygarlığı barındırmış olan, Anadolu’muzun %76 ları aşan bölümü erozyon altındadır. Bunun sonucunda, yurdumuzun en verimli topraklarından denizlere, göllere, barajlara, yılda 500 milyon tona yakın toprak taşınmaktadır. Doğal kaynaklardan oluşan 1 cm toprak ise bin yılda meydana gelmektedir.

AZ EKMEK,ÇOK GÖZYAŞI!

Unu,kömürü hatta suyu bile ithal edebiliriz,ancak yaşamımız için en önemli faktör olan toprağı hiçbir devletten karşılığında altınlar döksek alamayız. Erozyon insanlar için biraz daha az ekmek ,biraz daha gözyaşıdır.Açıkçası,düşman işgali olmadan,ülkemizin yok olması demektir. Birlikten güç doğar ilkesi doğrultusunda,ağaç dikme seferberliği ilan etmeliyiz.Hayvan otlatmayı kontrol altına alıp,yanlış arazi kullanmayı ve anız yakılmasının ciddi bir biçimde üzerine gitmeliyiz. Bir karış toprak için Çanakkale’de verdiğimiz 250 bin şehidimizi,gönlümüzden ve aklımızdan düşürmemeliyiz..