Mevsimsiz
Benceajans
Cüneyt Ayral - Gümüş Gölge

Kasabanın Sıkıntısından Uzak’larda

                                       Şimdi söyleyin bana ; büyük,ciddi ve herkese
                                      gerekli bir işin yapıldığı bir yerlere gitmek
                                      istemekte kötü olan ne var?
                                             M.Emin Toprak  -Kasaba filminden-


Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın sırasıyla 36. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Ankara Film Festivallerinden ödüllerle döndüğü üçüncü uzun metrajlı filmi olan Uzak, Kasaba’daki yaşamında bir türlü dikiş tutturamayan ve kasabanın boğuculuğundan kurtulup ‘Uzak’lara gitmenin hayalini kuran Yusuf’un daha doğrusu Saffet’in (M.Emin Toprak) Kasaba filminde kurduğu hayallerden sonra Mayıs Sıkıntısı’nda Muzafferin “İstanbul senin bildiğin gibi değil. Yok, sen en iyisi burda kal. Hıyar tarlası bile sana yeter.”sözleriyle İstanbul daha doğrusu Uzak özlemi duraksamıştı. Fakat uzak filmiyle birlikte kurduğu hayali gerçekleştirmeye girişen Yusuf, sessiz sabahlarını,köpeklerini ve toprak kokusunu sevdiği karlarla kaplı kasabasından sessizce Uzak’laşır.

Yönetmenin önceki filmlerindeki gibi otobiyografik özellikler taşıyan Uzak, reklam fotoğrafçısı Mahmutta, (Muzaffer Hiçdurmaz) Ceylan’ın sinemaya başlamadan önce reklam fotoğrafçısı olduğunu düşünürsek, bunun yanında Mahmut’un evinde ve içindeki eşyalarda ,yeni katılan aile üyelerini de sayarsak (Emine Ceylan, Ebru Ceylan) yeteri kadar örnekler sanırım.

Önceki filmlerine yönelik referanslar taşıyan filmde Mahmut, geçmişte idealleri olan fotoğrafçılığı hayatının merkezine yerleştirmiş ,Tarkovsky gibi filmler üretmeyi düşlemiş ve boşandığı karısına karşı sevgisini kaybetmemiş mekanik cinsellikler yaşıyan bir karakterdir. Gerçekleştiremediği ideallerinin verdiği sıkıntıyı, evinde arasıra izlediği Tarkovsky filmleriyle (Stalker) ve aslında kadınlarla ve porno filmlerle gidermeye çalışan ,kendi kurduğu tuzaklara düşmüş, bir fotoğrafçıdır.

Bu yalnız ve hastalıklı hali kendini bir türlü gerçekleştirememiş Yusuf’un “büyük, ciddi ve herkese gerekli bir işin yapıldığını sandığı istanbula gelmesiyle daha da bozulur. Mahmut, ona karşı rahatsızlığını birçok şekilde ifade etmeye çalışır ve sonunda da ondan geriye kalan bir paket gemici sigarasıyla yalnız kalır.
 
Nuri Bilge’nin özenle yarattığı fatografik kareleri filmin geneline yerleştirdiği ,karakterlerin ruh hallerine denk düşen ;Yusuf’un umutlarını gerçekleştirmek için çıktığı İstanbul gezilerinde ve Mahmut’un sıkıntılarından uzaklaştığı deniz kenarlarındaki karlı anlarda devam ettirdiğini görmek mümkün. Ayrıca önemli bir noktada yönetmenin uyguladığı kamera kullanımıda, filmin bağlamına çok uygun düşmekte, filmin bazı anlarında yakını net görürken Uzak, hep flu olarak sunulmaktadır. Yani Ceylan , filmde yarattığı görsel derinlikle bir anlamda filmin içeriğini yaratmaktadır.
 
Uzak’la birlikte Çanakkale’deki kasabasından çıkarak karmaşanın merkezine İstanbula gelen yönetmenin İstanbulu Kasabası gibi sadeleştirerek hiç görmediğimiz bir İstanbul formu yarattığını söyleyebiliriz.
 
Ceylan’ın filmlerinde yüzeye çıkmayan toplumsal eleştirinin Uzak’tada alttan alta devam ettiğini Mahmut’un Yusufla tartıştığı sahnede “hiçbir çaba göstermeden avantacılıkla zengin olmanın yollarını arıyorsunuz”sözleri bu ilişkiyi açıklar nitelikte.
Gerçekçi sinemanın ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden biri olan Ceylan’ın doğal gerçekçi yanını, Uzak’tada yeterince koruduğunu ,yarattığı kadrajlarda ,doğal ışığı kullanmaktaki ustalığında ve kullandığı camdan ,kapıdan sızan kentin doğal seslerinde görmek mümkün. Ayrıca her filminde kullandığı klasik müzik üslubunu devam ettirmesinin yanında filmin bütününe eşlik eden rüzgar çanının yarattığı melodik ve gizemli yapı ve Yusuf’un tramvay yolculuğuna karışan Theo Angelopoulos’un Puslu Manzaralar müziğinide unutmamak gerekiyor.
Tahmin edileceği gibi film, çok kısıtlı gösterim olanağı bulması dolayısıyla çok küçük bir kitleye ulaşacaktır. Fakat bu durum filmin yetersizliğini değil tersine sinemamızın kendine bakışını göstermektedir. Aramızdan ,çok anlamlı üç film bırakıp uzaklaşan M .Emin Toprak’ın anısına...