Mevsimsiz
Benceajans
Bitap - Volkan İpek

Uslu Dur, Fena El Koyarım

Uslu Dur, Fena El Koyarım

Her şeye el koyuluyor . Bu el koyma mevzuu çocukluktan başlıyor. Zehra’nın kaynana şekerine el koyuyoruz mesela, okul kantininde Aysel’in bir bardak çayına,lelevan düşlerimize, döşümüze, iyimize, kötümüze, Dilber’in memesine, bilimum cinsiyetlerin mahremine , nelere, nesine, keline, fesine hep el koyuyoruz . Bütün canılılar ve nesneler sanki onlar da el koyuyorlar birbirlerine. Bir el koymadır tutturmuş gidiyoruz ve ne kadar el koyarsak o kadar pişkiniz sanki. "Hadi bakalım kim daha iyi el koyacak" "Benden önce el koyanı mıhlarım ulan" "Yok ulan en iyi ben koyarım" ""Ben el koymassam küserim" "De get ulan ben senden önce koymuştum" İşte böyle bir el koyma şamatası; ay ışığında, güneşli havada, aleni ve sotalarda devam edip giderken, birden bir bıçak gibi, malesef efendim edebi aleme de dalıyor.

Edebi alemin en iyi el koyucularının el koyuş hallleri ise daha vahim. El koymanın bile en estetik ve şiirsel ve aklınızın alamayacağı hak etmişlik hallerini keşfetmişler. Bir de acemi el koyucular var bunların şaşkınlığına bir girsek, bize de fena koyarlar, yani el. Bu nedenle acemilerden uzak duruyoruz. En azından edebi alemin kaşarlıları nereye, nasıl tam el koyacaklarını biliyorlar. Son günlerde yaşadığım bütün el koyma ve koymacıları savurmuş, en el koyulmamış halimin huzur ve huşusu içindeyken, bu kez yazdığım son makeleye el koyulmak istendi. Neymiş efendim bu makale böyle olmazmış..." Ya sayın el koyucu şöyle düzeltsek" "yok olmaz daha da el koyarım bak haaaa" Nihayetinde efendim, meramımızı yeterince anlattığımız düşüncesiyle düzeltmedik makaleyi, direniyoruz. Şimdi bekliyorum bakalım tedirgin bir halde.. Bari öyle kalabalık filan değilde tek tek el koysalar.

Uslu Dur, Fena El Koyarım