Mevsimsiz
Benceajans
Günay Günaydın - Esrar-ı Aşk

Eylül Kırılmıştı

Eylül Kırılmıştı

Eylül kırılmıştı ve biz bir kez daha, rüzgarın acı çığlıklarında sessizce kaybolmuştuk. Yapraklarının dağınıklığına benziyordu gözlerinin elası. Bir deniz kıyısı, bir vapur, bir martı… Beklemeye koşullanmıştı yüreklerimiz. Dokunamıyorduk yokluklarımıza. Varoluşumuzu az evvel Tanrı’ya mı kaptırmıştık? Emin değilim. Bildiğim… Ben, ağlamayacaktım. Sen acımayacaktın.

Bu şehrin gecelerini benzettiğim, başka bir şehri özlüyorum şimdi usul usul. İçinde senin olmadığın o şehri. Nemli yaz gecelerinde, tenimi yakan iyot kokusunu, bir daha karşılaşmayacağım binlerce insanla aynı adımları takip ederek dolaştığım anları.

Ömrümüz bir şeyleri beklemekle geçiyordu. Asla olmayacak hayallere kapılıyordu bazen ellerimiz, oldurmak için çabalıyorduk. Olduğu kadar. Olamamasına hayıflanmıyorduk oysa ki. Bir ağaç görüyor gülüyorduk. Bir kedi görüyor peşi sıra koşturuyorduk. Mantık işlemiyordu kimi zaman. Öylesine yürüyorduk.

Kıyısında, yudumluyorduk içkilerimizi. Duruyordun, bakıyordun. Peçeteye garsondan aşırdığın kalemle bir şeyler karalıyordun. Kalk gidelim dememe aldırmadan. Yazıyordun. Üşüyordum ara sıra bu yalnızlıktan. Biliyordun da içinden gelmiyordu ortak olmak bu senli acıya. Garsona dönüp, bir kadeh rakı getir diyordum. Aldırmadan olacaklara içiyordum.

Eylül kırılmıştı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu.

 

 

 

 

 

Eylül Kırılmıştı
  • Son Eklenen Yorumlar
  • ''Bu şehrin gecelerini benzettiğim,başka bir şehri özlüyorum şimdi usul usul.''Harika bir yazı.Beni çok uzaklara götürdünüz,hüzünlendim.Yüreğinize sağlık.
    naz tarafından , 10.05.2010, 16:52 tarihinde yazılmış.