Mevsimsiz
Benceajans
Selçuk Bağış - Bu Bir Hikaye Değil

Benden İçeri

Benden İçeri

 Bir nehir gibi çırılçıplak… Tut ki bazen yaşamın nefesinin sonlandığı yerde, yeniden güçlü bir sevinçle doğmak gibi… Öylesine yakınsın ki; düşlerim yokluğunu dize getirmese, benliğimi alıp kurduğum her yapıyı yerle bir edecek kadar içimdesin…”
Nereden baksan birkaç yıl geçti seni okumaya başlayalı. Hangi kelimeleri en çok kullanırsın, seni en fazla ne üzer ya da onca yakılıp yıkılan duyguya rağmen, nasıl hala ayakta durabildiğini bir tek ben anlayabilirim. Kimi zaman küçük parmaklarının ne de çok üşüdüğünü ve ne yapsan onları bir türlü ısıtmayı başaramadığını hissedip sıcak bir gülümseme bırakıyordum gözlerine. Anlaşılmak veya anlaman için miydi tüm çabalarım?
Ne fark eder ki artık! Seni, ben gibi sevdiğimi biliyorsun sen de pekala… Yalnızca bunu her an duymayı istemediğini düşünüyorum. Bazen söylememem gerekenleri de söylüyorum. Farkında olmak ve bana karşı koyamadığını görmek canını sıksa da o güleç yanını hiç kaybetmedin sen. Belki de tek bu sebeple, senden vazgeçemedim ben.

‘ O yaz … Hani küçük oyuncaklarını ellerine alıp nasıl da küçülmüştün bir anda. Seni tanımasam, o koskocaman kadın gitti de yerine yıllar öncesinin, o daha büyümeye yeni yeni yüz tutmuş esmer, canlı, yerinde durmasını bir türlü beceremeyen minik cadı geri geldi derdim.’ Hoş ondan arta kalan bir yanın hiç olmadı senin. Böylesi karanlık yüzlerin arasında, seni lime lime eden bakışların önünde, özünü nasıl olup da kimselere teslim etmediğini hala anlayabilmiş değilim… Öyle ya sen hep derdin: “ Bir gün, kalbimin her yeri bin parça da olsa, içimdeki coşkun nehirler okyanusa damla damla dahi düşüverse, özüm yine onlarla beslenir ve ben, artık kalan yanlarımı alır, yeni doğan her günle yeni baştan varolurum sevgiyle.”
Şimdi bu cümlelerinin anlamını çok daha iyi kavrayabiliyorum. Unutulduğun yerde hatırlamaya başlayan bir kadınsın sen! Zayıf, hassas, her an alaşağı edilmeye müsait yanlarına rağmen doğanın karşısında daima dimdik durabilmeyi bir şekilde başarabilen ve kendini doğrultan bir kadın!!

“ Aslından uzak kalan kişi, gene buluşma zamanını arar.” M.C.R

o yaz hiç bitmeseydi ve sen benim yanımda ıslak gözlerin ve nemli dudaklarınla hala bana bakıyor olsaydın. Geri getiremediklerimiz can yakar ya, canım yanıyor… Biliyorum, yokluğunu varlığınla değiştirmeseydim hep bir ikilem içerisinde, sen orada ben burada yiyip bitirecektik birbirimizi. Senin bana olan emanetliğin kimdendi, seni ana ilk kim göndermişti hatırlayamıyorum ama o sıcak kahverengi gözleri ömrüm boyunca hatırlayacağım…

“ Bir nehir gibi dolgun ve taşkın…
Tut ki geçip giden zamanı öldüğün anda yeniden akrep ve yelkovandan kavrayıp yakalamak gibi…
Bedenin titreyen yerlerine usulca kondurup bir öpücüğü küçüklüğünü uykuya yatırmak, kadınlığını devralıp hayale dalmak gibi…
Öyle içimdesin ki; hani dile gelmeyen kim bilir belki de getiremediğim yanlarım aklımda olmasa, gelip de ellerimi kavrayıp sonra birden yok olacak gibisin…"



Kadınım, elleriyle gözlerini yüreğindeki sevgiyle ısıtan meleğim, bu sene de kimsesiz yaşıyorum içimdeki bin bir kimlikle ve hala seni çok seviyorum…

 

 

Benden İçeri