Mevsimsiz
Benceajans
Perihan Baş - Şiir Tuttu Elimden

Bozkırın Kızları

Benim kentimin kızları güzeldir. Güzellikleri biraz bozkırın, sert kışların, yumuşak, sıcak suların karışımı bir coğrafyada doğmaktan gelir. Bozkır yakıcıdır, kavurucudur, baharları kısadır. Kızlarımızın yüreğine, gözlerine değer bozkırın elleri...Sıcağını bırakıverir usulca...Sert kışların ayazında çelikleşir bir yanları...Yaşama dirençli kılar bozkırın ayazı, ayakta tutar. Hep dik durur başları benim kentimin kızlarının...Bir yanları fırtınadır eser, bir yanları sakin Porsuk suları gibidir. Ama yumuşaktır yürekleri, tıpkı toprağın altında dinlenen, ısınan sıcak kaynak suları gibi saf, katıksız ve yumuşaktır, yumuşatandır.

 

Yaşama sert hazırlanır bozkırın kızları...Sıkı kurallar dizisi vardır önlerinde...Ev işleri öğretilir onlara...El işleri sonra...Sıkıcı danteller bitirmek, sandıklar dolusu işlemeler yapmak zorundadırlar. Kışları okullarda, yazları evlerde sürer eğitim ve öğretim...En iyi olmak zorundadırlar. En iyi hizmet, en iyi yemek, en iyi çeyiz...Saygı ve görgü öğretilir. Bardağı alttan tutmak, sunulurken hafifçe eğilmek gerekir. Ne fazla, ne eksik...Duruşun açısına dikkat etmek gerekir. Büyüklerden önce yemeğe başlamamalı, evin erkeklerine daima her şeyde, her konuda saygılı olmalı ve öncelik tanımalıdır. İzzet ikramda becerikli olunmalıdır. Haşhaşlı hamur işlerini mutlaka bilmeleri, mantı, börek açabilmeli, yerine göre baklava bile yapabilmeleri gerekir. Sabır ve sonsuz bir hoşgörü öğretilir onlara...

 

Gelin olur kentimin kızları...”Gelin Hamamı” seramonisinin ardından, kınası yakılır. Ağlamalıdır mutlaka...Ağlaması beklenir, herkesin gözü, o iki güzel gözden akacak damlalara sabitlenir. Ağlasa “ ağlamak, ağlamak getirecektir” ağlamasa  eleştirilecektir. Hatta hafiften şımarık ve hoppa olacaktır. Ne yapacağını bilemez benim kentimin kızları...En güzel anlarında bile “elalem ne der” endişesiyle kendi olmaktan kaçmaya çalışır. Sonsuzmuş gibi görünen bir rolü oynamaktan sıkılarak, biraz utanarak...

 

Kadercidir bozkırın kızları...Sabırlıdır. Evinde babasına, ağabeyine, sonrasında eşine hizmet etmekle yükümlüdür. Eğitimi, yaşı ne olursa olsun bunlar belki biraz esner ama değişmez. İçlerinde yaşattıkları kadından uzaklaşmadan hayata açarlar yüreklerini bizim kızlarımız. Cesaret ve esaret arasında kalmamışlarsa mutludurlar. Yüklenmekten korkmazlar olanca ağırlığıyla hayatı...Onlara öğretilen kadercilik, yaşamlarının büyük bölümünde etkilidir. Katlanmayı kolaylaştırır. Küskün bile olsalar bu kadercilik avutur, sarar yaralarını...

 

Türkiye’nin neresine giderseniz gidin “Eskişehir’in kızları güzeldir” denir...Benim kentimin kızlarını “güzel” kılan işte bunlardır. İçleri ağlasa da, yüzlerinin gülüyor olması gerektiği öğretildiğindendir. Evet, güzeldir, hem de çok güzeldir bozkırın kızları...