Mevsimsiz
Benceajans
Hasan Uysal - Gizli Örgüt Nasıl Kurulur?

Nokta

Ben bir başlangıç noktasıyım, anlam ve anlamsızlığın ışığında…

 

En çok kederli demokrasilerde kalabalıklaşırım. Kaygılı bir özetini gözler önüne sererim: Sokakların, evlerin, evlerin içindeki bezgin odaların, kavgaların ve elbette aşkların…

 

Ben, inatçı ve yoksul bir alışkanlığın mekânıyım…  Sağanak altında, susarak bekleyen bir çıplaklığın… Telaş içinde teninden kaçıp giden ruhların, büyük bir yorgunluğun…

 

Bütün aşkların özeti yakışır bana… Kavuşmaların…

 

-Aşk ki estetik bir karşılıktır, karanlığa…-

 

Ama ölüme de yolcu taşırım, ayrılığa da. Bir sabah erkenden, savaşa uğurlarım yolcusunu, hiç soru sormadan…

 

Yüzü karanlık bir cinayete de şahitlik yaparım. Örneğin, bir akşamüstü, tam önüme gözlükleri düşer, ince ve zayıf bir sözün… Vurulmuştur, ararken ay ışığını sinmiş gölgelere...  

 

Yaz sıcağı firarisi bir çocukluğu sarıp sarmalarım, bir öğle vakti, aniden, yaşanmamış; kedisi ve boyama kitapları hiç olmamış bir ezgiyi…

 

Bir başka gün, hayatın çarmıhına çivi bile olamamış bir unutkanlığı büyütürüm, çınlar kulaklarım…

 

Ve ardından, tebessümleri okşarım ve kızgınlıkları,

kaçıp giden saatlerin yağmurunda ıslanan…

 

Ben, daima taze bir kabulleniş kokarım.

 

Utanır, kıpkırmızı kesilir el ele tutuşmuş deniz kıyıları içimde, kurşun yemiş gibi soluğuna…

 

Ben bir sevdayım, arsız zamanın yorgun çanağında…

 

Hücrelerini yeniler beklentiler, yüreğimde…

 

Buzdağı olur, esintiler, bekler…

 

Bekleşir…

 

Duraklar.

 

Duraklaşır.

 

Yalnızlıklar… Öyküler… Hüznünü paylaşır, akşamın serinliğine sığınan…

 

Ve sonra yine, yeniden

 

Çiçeklenir umutlar, tutkulaşır aynalarımda…

 

Uyur yüzümde insan… Lal olur boşluk ve mekân…

 

Mührünü vurmuştur yaşam, akıp gider, siyahça, o koyu mavilikte…

.