Mevsimsiz
Benceajans
Deniz Faruk Zeren - Dört Mevsim İlkbahar

Söz ve Müzik Üzerine

Sevgili okurlarım,

 

Sözlü müziklerde, söz (güfte) ve müzik arasındaki uyuma Prozodi adını veriyoruz. Prozodinin en kaba tanımı; sözlerdeki uzun hecelere uzun değerli notalar, kısa hecelere de kısa değerli notalar vermek ve konuşma tonumuzdaki vurguları, inişleri, çıkışları aynen notalara da yansıtmaktır. Popüler ya da yozlaşmış müziklerde bu kurala hiç uyulmaz. Yalnızca prozodi açısından düşüldüğünde bile, bu tür müziklerin sanatla bir ilişkisinin olamayacağı açıktır.

 

Örneğin bir sözlü eserde kullanılmakta olan lâle sözcüğünün ilk hecesi uzun, ikinci hecesi kısadır. Bu sözcüğün bestelenirken ilk hecesine uzun değerli, ikinci hecesine de kısa değerli nota denk düşürmek gerekmektedir. Ayrıca bu sözcüğü telaffuz ederken ilk hecenin ikinci heceye göre biraz daha pest (kalın) söylendiğine dikkat ediniz. O halde lâle sözcüğünün ilk hecesi daha pest, ikinci hecesi ise daha tiz (ince) bir notaya denk düşürülmelidir.

 

Kimi okurlarım, bu kurallara uyulduğu taktirde beste yapmanın olanaksızlaşacağını düşünebilirler. Ancak unutmayalım ki sanat dediğimiz şeyin temelinde, her şeyden önce mükemmeli yakalamak yatar. Bu olanaksızlığı kırabildiğiniz zaman asırlarca yaşarsınız.

 

Değinmek istediğim bir başka konu da sözlü müzik eserlerindeki sözlerin taşıdığı anlam tutarlılığı. Yıllar yılı zevkle dinlediğimiz, dilimize doladığımız, hatta unutamadığımız nice şarkının sözlerinde çok sayıda çelişkiler bulunduğunu farkına vardınız mı? Örneğin:

 

Hatırla sevgilim

O mes’ut geceyi

Çamların altında

Verdiğin o buseyi

 

Beni Mecnun ettin

Sen de olasın

Aşkımı inkar edersen

Allah’tan bulasın

 

Çoğumuzun ezbere bildiği bu şarkının sözlerinin ikinci dörtlüğüne dikkat ediniz. Ne demiş şair?

 

Beni Mecnun ettin

Sen de olasın

 

Şiirde iki Mecnun, yani iki erkek var ama ortada Leyla’dan, yani bir hanımdan eser yok. Kısacası şiirde iki erkek olmuş oluyor. Bir homoseksüel ilişki düşünülebilir mi? Eminim şairimiz böyle düşünerek yazmamıştır bu şiiri. Ama mesleğimiz ya da uğraşımız ne olursa olsun, biraz daha özenli, biraz daha dikkatli olmamız gerekmiyor mu?

 

Bir başka örnek:

 

Saza niye gelmedin
Söze niye gelmedin
Gündüz belli işin var
Gece niye gelmedin

Üç gün dedin, beş gün dedin
Aylar oldu gelmedin
Geçen Cuma gelecektin
Haftalardır gelmedin

 

Bu türkünün de ikinci dörtlüğüne dikkat ediniz!

 

Geçen Cuma gelecektin
Haftalardır gelmedin

 

Geçen Cuma gelmesi beklenen sevgili en fazla bir haftadır bekleniyordur. Zaman ve mekan arasında bu kadar farklılık olduğuna göre, haftalardır gelmeyen sevgili, bir başka gezegende yaşıyor olsa gerektir. Saçma değil mi sizce?

 

Müziğin yaşamımızdaki yeri tartışılmazdır. Nerede olursak olalım, kulağımıza yakından ya da uzaktan bir müzik ulaşır. Müziklerin sözlerini daha dikkatli dinlerseniz bu tür anlam çelişkilerini sizler de yakalayacaksınız. Yaşamınız çelişkisiz olsun!