Mevsimsiz
Benceajans
Atalay Girgin - Lağımpaşalı

Ömür Biter Yol Bitmez -I-

 

Yol, Yolcu, Yolculuk Şarkıları…

 

Birazdan okuyacağınız yazı dizisiyle ilgili söyleyeceklerime geçmeden önce kendimle ilgili bir bilgi vereyim: Müzik yazarlığımın onuncu yılında, bugüne dek yazdığım kimi yazıları topladığım Pop Dedik / Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği adlı kitabım İletişim Yayınları tarafından basıldı. Üç bölümden oluşan kitabın İnleyen Nağmeler adını taşıyan son bölümünü tematik yazılara ayırdım: Atatürk, Amerika, Kıbrıs, barış, asker, mahpushane, işçi, şehir, futbol, düğün şarkıları, şarkılardaki erotizm durumu ve memlekette popçular tarafından yapılmış “sosyal” şarkılar ve bunlar hakkında ayrı ayrı yazılmış yazılar bu bölümü oluşturuyor. Bu bölüm için tasarladığım başka yazılar da vardı: Mevsimlerden söz eden şarkılar, şarkılarda kadın algısı, aşk tarifleri, gurbet şarkıları vs. Kimini bitiremediğimden kimini de zayıf kaldığından bu bölüme almadım. Ayrıca yazılmış bazı yazıları birleştirdim, onlardan yeni yazılar ürettim. Kitapta yer alan Ömür Biter Yol Bitmez başlıklı yazı, böylesi “birleşmiş” bir yazı. Kitabı hazırlarken dört yazı olarak tasarlanmıştı: “Gitmek” fiilinin başrolde olduğu şarkılar ve otomobil, tren, vapur şarkıları… Tren ve vapur şarkıları öncesinde yazılmış, Birgün gazetesinde yayınlanmıştı. İlkini “Haydarpaşa Garı kapatılıyor” haberleri üzerine, ikincisini “Vapurumu İstiyorum” kampanyasına destek olmak amacıyla yazdım. Tren yazısı, sonrasında genişleyerek polifoni.net’te de yayınlandı. Kitap için iki yazıyı da gözden geçirdim, uzattım. Ancak sonradan editörüm Kıvanç Koçak’la bu uzun hallerinin fazla uzun olduğunun farkına vardık ve onun müdahalesiyle yazıları birbirine ekleyerek kısalttık.

Aşağıda okuyacağınız yazı dizisi, kitaba özeti giren bu yazıların orijinallerinin arka arkaya getirilmesiyle oluşturuldu. Kitaba aldığım hallerinden tek farkı edebiyat-sinema ile ilgili bölümlerin daha fazla olması. Yoksa müzik meselesi her halükarda baki… Yine de ilk hallerinin okur karşısına çıkmasını istediğim için onlara burada yer veriyorum. Sıkılmadan okumanız beni sevindirecek, katkılarınız yazıları çoğaltacaktır.

 

Gidelim buralardan…

 

Yollardan geçen, yollarda geçen nice şarkı var memlekette. “Gitmek”, her zaman şarkı yazarlarının sevdiği bir durum olmuş; hep bir yerlerden bir yerlere gidilmiş. Yazının başlığını ödünç aldığımız Nazan Öncel, gitmek fiiline en çok takılan besteci. Gidelim Buralardan onun; Gitme Kal Bu Şehirde ve Bu Havada Gidilmez de... Beni Söyletme’de “beni ayık gönderme” diyen Öncel’in bu şarkılarda gideceği nokta belirsiz ama Hadi Güneye adlı şarkısında istikamet belli: “Bir araba bulsam, yola koyulsam / Doğru güneye gitsem, iyi kötü bir oda bulsam / Güzel bir uyku çeksem, kendime gelsem / Gecenin kollarında kendimi mutlu etsem // Sana selâm getirsem güneyden biraz / Bu kalbimin sesi, bu da arkadaşım yaz / Sana hayat getirsen güneşimden biraz / Bu dalgaların sesi, bu da sevgilim deniz…” Şarkının sonrasında yer alan “Hadi güneye, hadi denize” kısmı oldukça mânâlı.

Vedat Sakman, “Ankara’dan bir kuş uçtu güneye doğru” derken Bülent Ortaçgil, güneyden Ankara’ya “deniz kokusu” getirir. Ayna, Akdeniz’li birçok şarkıya imza atmıştır ama en güzeli Yeniden de Sevebiliriz… Akdeniz’dir: “Cebimde ucu ucuna yetecek bir para / Ve içimde umutlar / Bir çanta ve anılar koyuldum yola / Akdeniz, merhaba! // Tarlada, patikada, dağlarda / Başka bir tat var yollarda / Çok yorulmuş bir haldeydim / Kendimi buldum aşkında // Bekler sahilde meltem, içimde fırtına / Yeniden de sevebiliriz, Akdeniz…” Şarkıda bir de çağrı vardır: “Dereden tepeden gel / Kıyıdan köşeden gel / Yatağını, yorganını / Çeyizini, bohçanı / Yüreğini kap da gel…” Bulutsuzluk Özlemi’nin bir otobüs yolculuğunu anlattığı Güneye Giderken ise talihsizdir: Güneye giderken “solda” yükselmesi gereken güneş, denetleme kurulu tarafından “yolda” yükselmeye mecbur bırakılmıştır. Yine Düştük Yollara, Bulutsuzluk Özlemi’nin Yol albümünün açılışında yer alan şarkıdır: “Yine düştük yollara / Yine aştık dağları // Ayağım gaz pedalında / Ardımda fırtına / Dönülmez ufuklarda / Yollardayım // Bu bir belirsiz gidiş / Hem çıkış var hem iniş / İşte şimdi burdayım / Yanındayım // Sen varsın ya / Her şey senden önce ve senden sonra…” Topluluğun aynı albümünde yer alan Yollarda adlı şarkı ise farklı bir yolculuğu anlatır: “Göreve gidiyoruz / Adımlarımızı duyup da / Coşmamak elimizde değil / Gördüğümüz ışık / Giderek büyüyor // Ellerimiz yüklü / Bilinç götürüyoruz / Hepimize / Hepinize…”

 

Uzun ince bir yoldayım

 

Kıraç tarafından da seslendirilen Neşet Ertaş türküsü Yolcu, mecazi anlamda bir “yolcu”yu anlatır ve “Bir anadan dünyaya gelen yolcu / Görüp de dünyaya gönül verdin mi” sözleriyle başlar. Türkünün en güzel yeri şu dörtlüktür: “Vade tekmil olup ömrün dolmadan / Emanetçi emaneti almadan / Ömrünün baharının gülü solmadan / Varıp bir cananda karar kıldın mı?..” Bunca güzel laf eden Yolcu, şöyle sonlanır: “Hep yolcuyuz, böyle geldik gideriz / Dünya senin vatanın mı yurdun mu?..” Bu tarzda bir yolcuyu, Barış Manço da Yol adlı şarkısında anlatır: “Uçsuz bucaksız bir yolda / Yürüyorum tek başıma / Herkes hakkını helal etsin / Kalmasın tek bir lokma // Bu yolda ölmek var / Belki de dönmemek / Ömür bitse bile / Yol bitmeyecek // Dünya hancı, biz garip yolcu / Haydi bastır be oğlum / Allah’a bir can borcumuz var / Bir tek ona güven, yolun açık olsun…” Ali Asker’in Hey Yolcu’da sözünü ettiği “yolcu” da başkadır. Onlar, “yıldızlaşan yumruğun sahibi yoldaşlar”dır ve Ali Asker şarkısında (Barış Manço’nun da başka bir minvalde dile getirdiği) temennisini içtenlikle dile getirir: “Yolunuz açık olsun!”

Aşık Veysel’in “ömür yolculuğu”nu anlattığı şiiri bu türün klasiğidir ve pek çok kez bestelenmiştir. Biz Fikret Kızılok’a kulak verelim: “Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece / Bilmiyorum ne haldayım / Gidiyorum gündüz gece // Dünyaya geldiğim anda / Yürüdüm aynı zamanda / İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece // Şaşar Veysel iş bu hale / Gah ağlaya gahi güle / Yetişmek için menzile / Gidiyorum gündüz gece…”

Yol şarkısı çeşit çeşittir: Kimi yolların tükendiğinden yakınır, kimi yolcusunu uğurlar. Burcu Güneş ve Feridun Düzağaç, ayrı ayrı şarkılarda Yollar’dan söz ederken Haluk Levent sevgilisini Yollarda arar. Zeki Müren Yollarda Kaldı Gözüm der, Güneri Tecer sevdiğine Aşiyan yollarından seslenir. Çağdaş Türkü, Bekle Beni albümündeki bir şarkıda Yolculuk’u anlatır. Deniz Seki’nin Gidelim Buralardan adlı şarkısı Nazan Öncel’inkinden oldukça farklıdır: Seki, hayatın karışıklığından sıkılmıştır.

Naşide Göktürk’ün 2001 tarihli albümü Yüreğim Rehin’de Yollara Düşsek adlı bir şarkı vardır; içlidir: “Ne varsa aşka dair / Sanki senle yaşandı / Sen çekip gittin ama / Gözlerim sende kaldı // Ah yine yeniden yollara düşsek / Yine seninle ben / O eski şarkılar çınlarken beynimde / Yanımda olsan sen…”

Ankara’ya deniz kokusu getiren Bülent Ortaçgil, Bir Kuş adlı şarkısında şehri terk etmekten söz eder: “Bir kuşun sesi olsaydım eğer / Ve sana seslenseydim / Bu şehirden gidelim artık / Gel, geç olmadan, gün doğmadan / Kaçalım buralardan …” Sezen Aksu bir şarkısında Gidemem derken Git’te başkalarının gitmesini de istemez: “Git / Git / Git… me dur, ne olursun / Gitme kal, yalan söyledim…”  İbrahim Erkal ise kendi isteğiyle gider: “Sen aldırma / Giderim buralardan bir pantolon, bir ceket // Sen aldırma / Giderim uzaklarda yaşadığımı farzet …”

 

Aldım başımı gidiyorum

 

Erkut Taçkın’ın Gitmek Düştü Bana adlı şarkısı memlekette yapılmış en sıkı şarkılardan biridir: “Güneş bile artık parlamaz oldu / Çullar üstü başı saramaz oldu / Yıkılan ümitler diyor ki haydi / Gitmek düştü sana bu ilden gayri // Yıldızları bile göremez oldum / Söylenen sözleri sökemez oldum / Kırışmış çehreler diyor ki haydi / Gitmek düştü sana bu ilden gayri // Sanma gitmenden murat seni bulmaktır / Aşk dediğin ipekten beyaz kuşaktır / Sardı ise başkası beline onu / El kokan kuşaklar bana haramdır // Dökülen gözyaşlar diyor ki haydi / Gitmek düştü bana bu ilden gayri…” Şarkının sözlerini Çiğdem Talu yazmıştır. Talu’nun imza attığı en güzel sözlerden biri yine bu mevzudadır. Erol Evgin’den dinliyoruz: “Her kelime yalan / Her yürek vefasız / Can üzgün perişan / Can suskun kararsız // Çek git diyor şeytan / Git sessiz sedasız / Ve gittiğin zaman / Sanma ki ağlayıp sızlarlar ardından …” Bir dönem Neşe Karaböcek’in seslendirdiği, yakınlarda Gülay’ın yorumuyla yeniden gündeme gelen Geri Dönülmez Bir Yoldayım, bu tarzda bir şarkıdır: “Geri dönülmeyen yoldayım / Bir avuç toprak son nasibim…”

Mazhar Fuat Özkan’ın Vak the Rock albümünden bildiğimiz Adımız Miskindir Bizim, ilk kez Mazhar Fuat ikilisinin 1973 tarihli albümü Türküz Türkü Çağırırız‘da karşımıza çıkar: “Biz dünyadan gider olduk / Kalanlara selâm olsun / Bilmeyen ne bilsin bizi / Bilenlere selâm olsun…” Ersen, Yunus Emre’nin bu şiirini Biz Dünyadan Gider Olduk adıyla bestelemiştir. Sanatçı, bir başka şarkısında Ömür Biter Yollar Bitmez der: “Ömür biter, yollar bitmez, geçer seneler / Hayat böyle, dünya böyle, çizilmiş gider..” Alpay da şarkısında bir ömrü yollarda tükettiğinden yakınanlardandır: “Yaz demedim, kış demedim, yolun gözledim / Bu yollar çok ırak dedin, dinlemedim // Ben giderim yollar gider / Yârimi ya görürüm ya ölür / Böyle geçer…” Ferdi Tayfur, daha şanslıdır; zira hedefe varmıştır: “Yağmur demem, çamur demem / Yollarına düşüyorum / Uzaklardan geldim canım / Isıt beni, üşüyorum…” Hedefe varan bir başka isim Nilüfer’dir ve mutludur: “Ta uzak yollardan / Koştum geldim senin kollarına / İçimde yanan hasretinle ben / Baktım durdum senin yollarına / Sensizlik bir ölüm sanki // Haykırsam göklere / Artık yanımda beni benden çok seven / Dünyalar benim olsa yine de istemem / Yalnız sensin benim yüzümü güldüren…”

 

Aramızda karlı dağlar

 

Dağlar her zaman kavuşmaya engel olmuştur. Alpay’ın bir başka şarkısının adı pek manidardır: Dağlar Engel Oldu Yol Bulamadım. Barış Manço’nun bir devir açan şarkısı Dağlar Dağlar, bu konuda söylenmiş en içli şarkılardandır: “Ellerimle büyüttüğüm / Solar iken dirilttiğim / Çiçeğimi kopardın sen / Ellere verdin // Dağlar dağlar / Kurban olam, yol ver geçem / Sevdiğimi son bir olsun / Yakından görem…” Manço’nun Yol Verin Ağalar Beyler şarkısı da böylesi bir hikâyeyi anlatır: “Mor sümbüllü alaca dağlar / Yol verin hele bir yol, geçeyim / Yol verin yare kavuşayım…” Erkin Koray, dağlara değil, Tanrı’ya yalvarır: “Karlı dağlar geçit vermez / Garip gönlüm ağlar gülmez / Nazlı yarim gitti gelmez / Tanrım niçin aldın o gül yüzlümü? /…/ Karlı dağlar yol ver bana / Söyle gidem hangi yana / Elden bir şey gelmiyor / Tanrım kavuştur beni ona…” Fikret Kızılok’a engel olan dağlar bellidir: “Köroğlu dağları geçit vermiyor / Yaşlı gözlerime uyku girmiyor / Hasretine düştüm, akşam olmuyor / Aylar oldu senden haber gelmiyor …”

Asu Maralman, ‘80’li yıllarda bu minvalde bir şarkıyı söylemiştir: “Aramızı karlı dağlar alınca / Gayri dost eline gidip gelinmez…” Maralman’ın öncesinde çıkış yaptığı şarkılardan biri Yollar’dır ve pek güzeldir: “Her yolun bir yolcusu var / Yolun taşlı, tozlusu var / Sevdanın, derdin, kederin / Yollara düşmüş izi var // Kimi yorganı sırtında / Kimi yüreği ağzında / Kimi bir sevdaya düşmüş / Kimi servet yolunda // Yollar hasretleri bağlar / Yollar gurbetlere uzar / Yollar karanlık yollar / Aydınlık yollar da var…”

Moğollar’ın eski solisti Aziz Azmet de, Yollar’dan medet umanlardandır: “Özlediğim nazlı yardan / Neden haber gelmiyor / Ayrı düştüm dost elinden / Günüm geçmek bilmiyor // Yollar alın götürün / Beni yarime verin / Dağ, bayır aşırın / Yarime kavuşturun…”

Kontlar topluluğunun bir şarkısında geçit vermeyen dağlar değil, deredir ancak bu zor bir engel değildir; çözüm kolay bulunur: “Dere geçit vermezse / Atlarım taştan taşa…” Erol Evgin bu anlamda şanslıdır; Dereden Tepeden geçerek kavuşur yârine ama doğa her zaman yolcunun karşısındadır. Eski bir türküde şu cümleye rastlarız: “Yağma yağmur, esme rüzgâr / Yolda yârim var…”

Esengül bekleyendir; dertlidir ve bir yandan endişelidir: “Dertlerimi yazan bir kalem olsan / Bir damla mey olup kalbime dolsan / Ruhumda açılıp sinemde solsan / Yollar kapanmadan dön artık bana // Karanlık geceler çekilmez oldu / Aşkının şarabı içilmez oldu / Sevda denizleri geçilmez oldu / Yollar kapanmadan dön artık bana …”

Berkant, yıllarca beklemekten usanmış, yola düşmeye hazırlanmaktadır ve hareketini bir şarkıyla duyurur: “Bir yolcum var / Bak senin yaşadığın şehirlere / Şimdi o eski, mutlu, şen günlere /…/ Bir yolcum var / Her vapurda, trende sana gelen / Tanırsın bak sen de onu görürsen…” Bora Ayanoğlu, Yollar Benim’de böylesi bir yolculuk öncesindedir: “Sen uzakta olsan bile / İçimdesin hasret dolu / Karlı dağlar düz ovalar / Kesmez benim hiç yolumu // Girmesin gözlerine / Başka başka hayaller / Geliyorum sevgilim / Yollar benim…”

Yolcu Yolunda Gerek, Nilüfer’in seslendirdiği şahane bir aşk şarkısıdır: “Sevmek eskidenmiş güzelim / Sanki yıllar öncesinden kalan / Aşkımız bir masalmış bir tanem / Düş yerine gerçekmiş yaşanan // Yarınlar bizim için geç artık / Çok geç artık sana dönmek / Hani giderken bana demiştin ya sen / Yolcu yolunda gerek // Sevgi bizim için yok artık / Yok artık bir daha sevmek / Hani giderken bana demiştin ya sen / Yolcu yolunda gerek…” Aynı adlı bir başka şarkı, ‘70’li yıllarda Ayla Dikmen tarafından da seslendirilmiştir.