Mevsimsiz
Benceajans
Masal Bekçisi - Jan Paçal

İlkyardım

Bu Amerikan filmlerinden artık gına geldi. Ne zaman birini yılan soksa bıçağını çıkaran yarayı kanatır, kanı emer tükürür. Eski yeni, aşağı yukarı, pek çok filmde bu tip ilkyardım hataları vardır. Bunları seyreden insanların böyle bir durum ile karşı karşıya geldiklerinde de aynı hatayı yapabileceklerini hiç düşünmezler. Yukarıda kullandığım “gına” kelimesi aslında “bolluk, zenginlik” manasınadır. Yönetmen filmine hareket katmak için telaşlı olduğundan (!) bu sahnelerde olmadık yanlışlar yapar ve ne yazık ki bu yanlışlardan da bize gına gelir. Buradaki “gına” da “bezmek, bıkmak, usanmak” manasınadır. Eskiden bizi nasıl da uyuturlardı. Efendim filanca artist rolünü daha iyi oynayabilmek için yıllarca akıl hastanesinde kalmış; yok efendim başka biri, rol için yamyamlarla on yıl geçirmiş. Oysa bakıyoruz filmlerin ne senaristi ne de yönetmeni bu tip sahnelere eğitici öğretici bir yön katmak için uğraş içinde değiller. Oysa ilkyardım doğru yapılabilirse hayat kurtarır.

Severiz Emir Kusturica filmlerini (Dolly Bell’i Hatırlıyor musun? Babam İş Gezisinde, Çingeneler Zamanı, Amerikan Rüyası, Yeraltı, Kara Kedi Ak Kedi, Hayat bir Mucizedir).

“Hayat bir Mucizedir” Kusturica’nın son filmi. Sırp mühendis Luka ile müslüman kadın Sabaho filmin bir sahnesinde Drina Nehri’nin kıyısına gelirler, Sabaho orada vurulur. Luka vurulan bacağı, kanayan bölgenin yukarısından uzun bir bez parçası ile bağlayıp sıkar. Bildiğimiz turnike olayıdır bu. Daha sonra onu taşımak için bir kızak bulur. Sabaho’yu kızağa yatırır. Kanayan ayak yukarı doğru kaldırılmıştır. Bu yapılması gereken bir harekettir, çünkü yerçekimi kanamayı azaltacaktır. Fimdeki o sahne süresince kanamanın hiç durmadığı yol boyunca devam ettiği açıkça görülür. Filmin senaryosunda Sabaho’nun kanamadan dolayı bilincini kaybetmiş halde hastaneye ulaştığı ana kadar olan bölüm böyle yazılmıştır çünkü. Oysa Luka kanayan yaraya bir temiz bez parçası bastırsa (tampon), yine de kanamanın durmadığını görse, bir adet bez parçası da birinci hiç kaldırılmadan üstüne bastırılsa, kanamanın bu şekilde de durdurulmadığını fark etse, turnike yaptığı ip şeklindeki bez parçasını bacağa sarıp bu tamponlar üzerinde düğümlese, büyük olasılıkla o vahim sahne başarısız olurdu.

Geçen gün pastanede bir arkadaşımla çay içiyorduk bir çocuk bisikletinden düştü: Yol kenarındaki araca çarptı. Sağ kolundan fışkırır tarzda kanama başladı. İnsanlar panik içinde yardımcı olmaya çalıştılar. Adamın biri avucu ile bastırıyordu. Garson kız da elindeki bez ile öylece olayı izliyordu. Bezi rica ettim, katladım, yaraya bastırdım, sonra ikinci bezi istedim ve üçüncüsünü yırtıp ip şekline getirdim. Bu iki tampon üzerine sıkıca düğümledim. Kanama durdu. Çocuğu bir araca bindirip beş yüz metre ötedeki hastanenin acil servisine gönderdik. Çay içtiğimiz berber arkadaşım bana ne kadar sakin olduğumu söyledi gülerek. Sakindim çünkü Kusturica filminden değil gerçek derslerle ilkyardımı öğrenmiştim. Sanırım oradaki bütün insanlar bu filmi izlemiş gibi yanlış hareket ediyorlardı.

Lost filminin o aksiyonlu sahnesi muhteşem bir örnektir. İlkyardım konusunda ders (!) olması için. Uçak düşer ve ortam şöyledir: Uçağın bir motoru halen çalışmaktadır. Yakıt deposu delinmiş, yakıt ortalığa akmaktadır. Bir kadının solunumu durmuştur. Bir gebe kadın deniz kıyısında çığlık atmaktadır.

İlkyardımcının böyle bir durumda yapması gereken ilk iş bu tehlikeli ortamdan insanları en çabuk şekilde uzaklaştırmasıdır. Çünkü ortalığa yayılan benzin her an alev alabilir veya çalışan motor içerisine birini çekebilir ya da sallanan kopmaya hazır parçalar birilerinin kafasına düşebilir. İkinci iş en acil yardımı hak eden hastaya yaklaşıp gerekeni yapmaktır. Bizim kahraman tam tersini yapar. Herkesi ortalıkta bırakır, gider deniz kıyısındaki korkmuş hamile kadına moral verir. Tam bu sırada uçak motoru içine bir adamı çeker ve adam parçalanırken motor alev alır, dağılan benzin alevlenmeye başlar. Bu arada solunumu durmuş kadın hala ortadadır. İnsanları tehlikeli ortamdan uzaklaştırmış olsa ortaya çıkacak bir çok kazayı engellese daha sonra kalbi duran solunumu giden kadına kalp masajı yapsa, gerçekten birkaç dakikada birkaç doğru hareketle pek çok insanı felaketten kurtarmış olurdu.