Mevsimsiz
Benceajans
Selçuk Bağış - Bu Bir Hikaye Değil

Ah Çocuklar!

 

Ne zamandır ormanlarımızın nitelik ve nicelik olarak yok oluşunun önüne geçemedik.

Ormanların kamusal varlıklar olduğunu,  ekolojik yararlarının sınırları aştığını, hayat kaynağı olduğunu; hava, su ,toprak, biyolojik çeşitlilik olduğunu, sağlık – dinlence verdiğini, ormancılığın bir bilim olduğunu, ormanlarımızı koruyan Yasaların   toplumsal ihtiyaçların  gerisinde kaldığını  -hatta -ağır baskı altında olduğunu anlatamadık.

Ülkemizde 1975 yılından beri kutlanan Dünya Ormancılık Günü  için yapılan ,  Orman Bakanlığı Birimlerinin   köylüye ve öğrencilere dönük eğitim  faaliyetleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın  okullarda  bu  gün ile ilgili  şiir – kompozisyon – resim yarışmaları, diğer kamu -  özel kurumların  ve STK’ların  hatıra ormanları kurma fidan dikme faaliyetleri, gibi sembolik yaklaşımlar –yıllarca yapılan aynı işler- ormanın gerçek hakkını vermedi.

Ah Çocuklar,

Her şeyin kolayını bulduk.

Bahçeye diktiğimiz fidanlara, saksıdaki çiçeklere baktık, ‘’ Ne kadar çok ormanımız var? ‘’ dedik. Kafese attığımız kuşlar, akvaryumdaki balıklar, boynuna tasma bağlayıp gezdirdiğimiz köpekler, kucağımıza alıp sevdiğimiz  kediler, beyaz camdan evimize giren belgesellerdeki orman- su - toprak  yaşam çeşitliliğine göz ucuyla baktık doğa severlik duygularımızı tatmin ettik.   

Ah Çocuklar Ah,  ne yazık ki , beyaz  kağıda  yeşil  boyayı bastıra bastıra sürmekle  dünya  yeşermiyor. İsimlerinizi  ‘’ Su, Ekin, Damla, Yonca , Buğday, Yağmur  ‘’ vs. koyunca çevrenizdeki kirlilik ne yazık ki azalmıyor.

Ah Çocuklar,

Aklın yürüyüşünde tarihten hiç ders almadık. Toplumsal  - hatta - toplumlar arası barışın ancak topraktan geleceğini hep göz ardı ettik. Toprakana’yı yavuklusu ormandan; yakarak, satarak  ayırdık. Toprakana’yı Çölleşmenin  kucağına attık. Çölleşmenin; açlık-göç- susuzluk-çarpık kentleşme- karbon emisyonlarının artması-  işsizlik- yeni hastalıklar- sosyal çöküntüler- siyasal kaoslar  olduğunu anlayamadık.

 Ah Çocuklar,

‘’ Vatanım ‘’ diyebileceğimiz Anadolu’dan başka neresi var? Toprağına, ormanına, suyuna, yerde gezenine, gökte uçanına, ekmeğine, tuzuna yabancı  olduğunuz bir memleket bize   vatan olabilir mi?  Ya; hatıralarımızın, akrabamızın, komşularımızın olmadığı,

diline –dinine yabancı, töresini paylaşmadığınız bir memleket ...?

Ah Çocuklar,

Yoklukla, yoksullukla, erozyonla  mücadele etmek; devlerle savaşmak;  başarıya mahkum olmak; en zor şartlarda ayakta kalabilmek, ne zor şeydir  bilir misiniz ?  

İdeallerin peşinde koşanların azmini, duyarsızlıklar  yıldırmaz çocuklar!

Bizim biricik idealimiz var; “Hükümetleri erozyonla mücadele etmeden iktidar olamayacaklarına inandıracak kadar güçlü; gücünü akıl, bilim ve vatan sevgisinden alan bir kamuoyu yaratmak” Bu yolda sizi, “ bu toprakların”  fedaisi yapmak.

Ormansız “Vatan” olamayacağını, orman yok olursa, herkesin ve her şeyin zarar göreceğini  bir siz biliyor, bir siz anlıyorsunuz  çocuklar, bir tek  SİZ !