Torbanın Önü ve Arkası
Avcılık illeti her zaman değişik yorumlara gebe kalsa da, benim avcılığa bakış açım daha farklı. Bana göre çevreye ve doğaya saygı, insanlığa dost, hayvanlara şefkatli olmak, gerçek avcıların benliğini ve ruhunu sarmıştır. Elbette ki av hayvanları avlanmak için var olmuş, bir denge ve hasat olayıdır. Ancak bilinçli, kurallara uygun, hırstan yoksun bir şekilde, ’gözden ve sözden’ ırak yapılması halinde ortaya çıkan güzellik, antipatik izlenimleri örtmeye yeterlidir..
Geçtiğimiz aylarda Yunak-Çeltikçi kasabasında çiftçi bir dostumun evinde misafir kaldım. Akşam ikram edilen birbirinden güzel yemekleri yedikten sonra, kasabanın ileri gelenleri ile geç saatlere kadar yarenliğe koyulduk. İç Anadolu’ya has tertemiz duygularla dillendirilen olaylar ve anlatılan yöreye özgü hikayelerle hiç farkına varmadan sabah ezanını ettik. O gecedeki sohbetimizde söz, bereketten, buğday ve gübreden açılınca; dostum Ali İhsan AKÇALIK köşemde yazmam şartıyla espriyi ateşleyip, ’Devlet baba okur da, belki derdimize derman olur! ’ dedi.
Gübre torbasından tuman dikiliyor!
’..Tohumluk olarak aldığımız buğdayı tarlamıza serptikten sonra, boşalan Amerikan bezi torbaları yıkatıp üzerimize don diktiriyoruz. Ancak, seçim mürekkebi gibi üzerindeki yazılar kaynatılmayla silinmese de, zaman içinde uçar gider düşüncesiyle de popomuzdan pek eksik edemiyoruz. Bu çuvaldan mamul donun, köylü tabiri ile tumanın, tek mahsurlu tarafı çeşme başında ortaya çıkıyor! Su içmeye eğildiğimizde arkadan, ZEHİRLİDİR YENİLMEZ yazısı gözüküyor! Şayet ön taraftan bakılacak olunursa NET 50 KİLODUR okunuyor. Ne şekilde giyeceğimize karar veremiyoruz, hangi şekil uygun düşer diye bana soruyor!..
Avcı denilince akla palavra geliyor, haksız da değiller hani, tüfekli olsun tüfeksiz olsun, hedefini bulsun ya da bulmasın hiç farkı yok. Atışa başlandı mı, mangalda kül bırakılmıyor. Onca sözün arasında atışların isabetli olanları da, karavanayla harman olup gidiyor, zira kimse kimseye inanmadığından işin doğrusu bilinmiyor! Bu sonuç da avcılığın tuzu ve biberine doyulmaz keyif katıyor. Biz bu kasabaya güya avlanmaya geldik, hikaye dinlemeye yarenlik etmeye değil! Ne mi vurduk ? İki tavuk bir hindi, onları da mideye indirip, dönüş yoluna düştük. Doğa güzel, köylü mutlu, avcılar keyifli, yarenlik ise coşturucu. Bir daha dünyaya gelebilsem yine avcı olmak isterim ama elime tüfeği almadan!.. Palavralar yüreğimizi serinletsin, günahımızı da Allah affetsin..
Geçtiğimiz aylarda Yunak-Çeltikçi kasabasında çiftçi bir dostumun evinde misafir kaldım. Akşam ikram edilen birbirinden güzel yemekleri yedikten sonra, kasabanın ileri gelenleri ile geç saatlere kadar yarenliğe koyulduk. İç Anadolu’ya has tertemiz duygularla dillendirilen olaylar ve anlatılan yöreye özgü hikayelerle hiç farkına varmadan sabah ezanını ettik. O gecedeki sohbetimizde söz, bereketten, buğday ve gübreden açılınca; dostum Ali İhsan AKÇALIK köşemde yazmam şartıyla espriyi ateşleyip, ’Devlet baba okur da, belki derdimize derman olur! ’ dedi.
Gübre torbasından tuman dikiliyor!
’..Tohumluk olarak aldığımız buğdayı tarlamıza serptikten sonra, boşalan Amerikan bezi torbaları yıkatıp üzerimize don diktiriyoruz. Ancak, seçim mürekkebi gibi üzerindeki yazılar kaynatılmayla silinmese de, zaman içinde uçar gider düşüncesiyle de popomuzdan pek eksik edemiyoruz. Bu çuvaldan mamul donun, köylü tabiri ile tumanın, tek mahsurlu tarafı çeşme başında ortaya çıkıyor! Su içmeye eğildiğimizde arkadan, ZEHİRLİDİR YENİLMEZ yazısı gözüküyor! Şayet ön taraftan bakılacak olunursa NET 50 KİLODUR okunuyor. Ne şekilde giyeceğimize karar veremiyoruz, hangi şekil uygun düşer diye bana soruyor!..
Avcı denilince akla palavra geliyor, haksız da değiller hani, tüfekli olsun tüfeksiz olsun, hedefini bulsun ya da bulmasın hiç farkı yok. Atışa başlandı mı, mangalda kül bırakılmıyor. Onca sözün arasında atışların isabetli olanları da, karavanayla harman olup gidiyor, zira kimse kimseye inanmadığından işin doğrusu bilinmiyor! Bu sonuç da avcılığın tuzu ve biberine doyulmaz keyif katıyor. Biz bu kasabaya güya avlanmaya geldik, hikaye dinlemeye yarenlik etmeye değil! Ne mi vurduk ? İki tavuk bir hindi, onları da mideye indirip, dönüş yoluna düştük. Doğa güzel, köylü mutlu, avcılar keyifli, yarenlik ise coşturucu. Bir daha dünyaya gelebilsem yine avcı olmak isterim ama elime tüfeği almadan!.. Palavralar yüreğimizi serinletsin, günahımızı da Allah affetsin..
Anasayfa
Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim
Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim
www.mevsimsiz.net © 2010











