Katli Caiz Olmasın Artık
Hükmünü yitiren eski Kara Avcılığı Yasası, bazı hayvanlara ömür boyu bir yaşam bahşetmiş, bazı türlerin ise başı vurulsun istemişti. Şimdi yürürlüğe giren 4915 sayılı yasa da acımasız çıktı. Geride kalan yaban varlıklarının, para karşılığında öldürülmesine icazet veriyor. KURT ve AYI türleri her zaman katli caizdir listesinden çıkarılmış olup, yeni yasayla parayla avcılara ikram edilmesi tasarlanıyor! Bu hayvanların da koruma altına alınması gerekir zira, dünyanın birçok yerinde, kurtlar ve ayılar korunuyor. Ülkemizde adına destanlar yazılmış, pullara paralara resimleri basılmış, Orta Asya’dan Türk’leri peşine takıp, Anadolu’ya getiren efsane Bozkurt’u; günümüzde vurana mükafat verilmekte, zaman-zaman da köpeklere maskara edilmektedir. Adetleri fazlalaşıp ehli hayvanlara zarar verdiği bölgelerde, köylü, avcı ve kurt doğa dengesi kurulmuş durumdadır, bunların arasına girmemek gerekir. Ancak sırf zevk için gece ve gündüz avlanmaları yasaklanmalıdır. Küçük çocuk, amca kurtları neden öldürüyorlar dedi. Ben de kendisine, kuzuları yediği için deyince; peki kuzuları kesen kasapları neden öldürmüyorlar cevabını verdi!
Gözlerine lamba tutup öldürdüler!
Ayının bildiği 40 tane hikayenin tümü ahlat üzerine olup, ayıların bölgesini parsellemiş insanların hikayeleri de hep ayı üzerindedir. Senelerin avcısıyım, bugüne kadar ufak tefek yaralamalar dışında, ayıların insan öldürdüğünü hiç duymadım. Ayı benim için olduğu kadar, bu konuya hassas ve tepkili bir çok okurum için de çok değerlidir. Yakın geçmişte Artvin ve civarında kurulan ayı pazarında bu hayvanlar her türlü usulsüzlük ve namertlikle yabancı avcılara vurdurulmuş, yöre köylüsünün cebine ödenen dolarlar şenlendirmiştir. Birçok sivil toplum örgütleri ile birlikte, bu katliamın durdurulması için verdiğimiz mücadele, ilgili kurumlarca anlayışla değerlendirilmiş, halen de ayı avcılığının yasaklılığı devam etmektedir. Günümüzde yine ağırlıklı olarak Artvin ve çevresinden gönderilen düzmece mektuplar ve fakslar araya giren muhtar ve siyasiler, sanki yörede ciddi bir ayı felaketi yaşanıyormuş gibi bir takım senaryolarla, tekrar ayı avının açılmasını istiyor! İlgililerden konuya bir kurtarıcı rolü ve kahramanlık duygularıyla değil, bilimsel bir şekilde yaklaşmalarını öneririm. ’Bu hayvancıklar mı insanlar ortamına, yoksa insanlar mı bu hayvanların yaşam ortamına girmiştir?’ Elbette ki insanlar girmiştir, o halde yapılacak iş, insanların yollanamayacağına göre, ayıların bayıltılarak daha uygun yörelere nakilleri gerekir ki, pek zor bir hizmet olmadığı söylenmektedir!.
Genel müdürün sözüne güveniyoruz...
Artvin yöresinde ayı popülasyonu artmış olsa da, ülke genelinde son derece azalmıştır. Bu hayvanların yaşamı için uygun yerler vardır. Çoğaldığı ifade edilen bölgelerden alınıp, Kastamonu Milli parkı ve Küre Dağları’na veya başka uygun geniş habitat alanlarına nakledilmelidirler. Karacabey Ayı rehabilitasyon merkezinde ki teknik kadro ve buradaki yabancı uzmanlarla ayılar ROMPUN iğnesi ile bayıltılıp, aile bireyleri bozulmadan uygun yerlere pek ala yerleştirilirler. DOĞA KORUMA ve Milli Parklar Genel Müdürü Prof.Dr.Mustafa Kemal YALINKILIÇ bir bilim adamı olarak dolduruşa gelmeyecek, elbette ki ayıların ölüm fermanını vermeyecektir. Ayıları uygun alanlara nakledeceklerini şikayetçi yöre halkına duyurmaları halinde ise, görecekler ki aynı tepki bu kez ayılarımızı götüremezsiniz şeklinde olacaktır.
Gözlerine lamba tutup öldürdüler!
Ayının bildiği 40 tane hikayenin tümü ahlat üzerine olup, ayıların bölgesini parsellemiş insanların hikayeleri de hep ayı üzerindedir. Senelerin avcısıyım, bugüne kadar ufak tefek yaralamalar dışında, ayıların insan öldürdüğünü hiç duymadım. Ayı benim için olduğu kadar, bu konuya hassas ve tepkili bir çok okurum için de çok değerlidir. Yakın geçmişte Artvin ve civarında kurulan ayı pazarında bu hayvanlar her türlü usulsüzlük ve namertlikle yabancı avcılara vurdurulmuş, yöre köylüsünün cebine ödenen dolarlar şenlendirmiştir. Birçok sivil toplum örgütleri ile birlikte, bu katliamın durdurulması için verdiğimiz mücadele, ilgili kurumlarca anlayışla değerlendirilmiş, halen de ayı avcılığının yasaklılığı devam etmektedir. Günümüzde yine ağırlıklı olarak Artvin ve çevresinden gönderilen düzmece mektuplar ve fakslar araya giren muhtar ve siyasiler, sanki yörede ciddi bir ayı felaketi yaşanıyormuş gibi bir takım senaryolarla, tekrar ayı avının açılmasını istiyor! İlgililerden konuya bir kurtarıcı rolü ve kahramanlık duygularıyla değil, bilimsel bir şekilde yaklaşmalarını öneririm. ’Bu hayvancıklar mı insanlar ortamına, yoksa insanlar mı bu hayvanların yaşam ortamına girmiştir?’ Elbette ki insanlar girmiştir, o halde yapılacak iş, insanların yollanamayacağına göre, ayıların bayıltılarak daha uygun yörelere nakilleri gerekir ki, pek zor bir hizmet olmadığı söylenmektedir!.
Genel müdürün sözüne güveniyoruz...
Artvin yöresinde ayı popülasyonu artmış olsa da, ülke genelinde son derece azalmıştır. Bu hayvanların yaşamı için uygun yerler vardır. Çoğaldığı ifade edilen bölgelerden alınıp, Kastamonu Milli parkı ve Küre Dağları’na veya başka uygun geniş habitat alanlarına nakledilmelidirler. Karacabey Ayı rehabilitasyon merkezinde ki teknik kadro ve buradaki yabancı uzmanlarla ayılar ROMPUN iğnesi ile bayıltılıp, aile bireyleri bozulmadan uygun yerlere pek ala yerleştirilirler. DOĞA KORUMA ve Milli Parklar Genel Müdürü Prof.Dr.Mustafa Kemal YALINKILIÇ bir bilim adamı olarak dolduruşa gelmeyecek, elbette ki ayıların ölüm fermanını vermeyecektir. Ayıları uygun alanlara nakledeceklerini şikayetçi yöre halkına duyurmaları halinde ise, görecekler ki aynı tepki bu kez ayılarımızı götüremezsiniz şeklinde olacaktır.
Anasayfa
Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim
Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim
www.mevsimsiz.net © 2010











