Mevsimsiz
Benceajans
Celal Hikmet - Hemzemin Geçit

Toprakanam

 

Topraktan geldik toprağa gideceğiz.

Mühim olan çamurlaşmamak…                            

Tüm “can”lar toprağın bağrına gider

Zira toprak canı, can toprağı sever.

Kimindir  bu söz, şair neden  söylenmiştir? Bilmem. Bildiğim tek şey, “toprakla” ilgili son zamanlarda okuduğum ve  kendimi bulduğum bir “felsefe” olması.

Çiftçi deyince aklıma gelen onca teknik ve teorik bilginin arasından bana sıcak gelen sadece  kendi yaşadıklarım…

Köyde gün, yarısı yorganın altında yarısı dışında kalmış küçücük bedenimin,  sabah namazıyla inekleri otlağa götürmesiyle  başlardı.  Tarhana çorbası veya çay,zeytin ve ekmekle edilen kahvaltı ardından ikindiye kadar tarla, değirmen, orman vs.  bitmek bilmeyen işlerle sürerdi. Çocukluk yıllarım dedem-babaannem, beş  amcam, dört yengem, onyedi kuzenimle uzunca bir dönem aynı avluyu  paylaşarak geçti.

Aile büyüdükçe  ihtiyaçlar artıyor, ihtiyaçlar arttıkça ne tarla büyüyordu, ne üretim kapasitemiz artıyordu.

Sonuçta dağıldık, parçalandık, “herkes kendi yoluna “ olduk.

Onca emekle zengin olamadık.

Kırk yıl sonra geriye baktığımda , biz çiftçi değil, o yılların ve hala geçerliliğini koruyan köylülüğün esiri idik.

Ben toprağı seviyorum, canım toprak istiyor;  karasabanın  devirdiği  kara topraklardan çıkan kokuyu özlüyorum. Yalınayak üstünde  gezmek istiyorum. Yorulunca kiren  ağacının  gölgesine toprağa sırtüstü yatıp  uyumak istiyorum……

Hani bilirsiniz A.Kutsi TECER’in bir şarkısı vardı şimdilerde pek söylenmeyen

“Orda bir köy var, uzakta. O köy bizim köyümüzdür.

Gezmesek de, tozmasak da,  köy bizim köyümüzdür.”  

BEN BUNA KATILMIYORUM.

Çünkü;

- Türkiye’nin  %90’ı  EROZYON tehdidi altında.( ABD‘ nin 7,   AVRUPA‘ nın 17 ,  AFRİKA‘ nın 22 katı)

Biraz daha açarsak; Türkiye her yıl  erozyonla ;

- Tarım alanlarından  500 milyon ton,

- Ülke yüzeyinden  1.4 milyar ton,

- Bitki besin hammaddesi  kaybımız  ise 90 milyon ton kaybetmekte;

toprak rezervi kalmayan 19 ülke arasında yer almakta.

Tüm bu kayıpların maliyeti mi?

- Bir hektar erozyon kontrolünün  maliyeti ortalama 1000 dolar .

- Türkiye`nin erozyon kontrolü yapacağı alan 58 milyon hektar ( 40 yılda yapılan 3.5 milyon hektar ) Bu hızla gidersek erozyon kontrolü için gereken zaman 618 yıl.  Maliyeti  yaklaşık 61.2 milyon dolar.

“Nedir bu çölleşme?”  diyebilirsiniz.  UNEP (BM Çevre Programı) çölleşmenin tarifi  şu;  İklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dahil olmak üzere muhtelif faktörlerin etkisi altında kurak, yarı kurak ve  az yağış alan bölgelerdeki toprağın doğal özelliklerini yitirmesi 

Daha kısa bir tanımı da var, Ekonomik olarak üretimden düşmüş veya ekonomik üretimi olmayan her toprak çöldür.”

Çölleşmenin maliyetinden de bahsedelim,

- BM verilerine göre; çölleşme ve kuraklık sebebiyle dünya ekonomisi  her yıl 42  milyar dolar gelir kaybına uğruyor. Çölleşmeyle mücadele için harcanması gereken  yıllık  bedel ise 2,4 milyar dolar.

- Erozyonun  topraktan başlayan sosyal,  kültürel,  siyasal ve  ekonomik   kaos olduğunu arık yaşadıklarımla biliyorum.

 .................

“Orda bir köy var, uzakta. O köy bizim köyümüzdür.

Gezmesek de, tozmasak da,  köy bizim köyümüzdür.”  

Şimdi, gelinde katılın bu güzel özleme- dileğe …..

Babamı kanserden kaybettim.Anam sağ.Anıları ile oturur. Bugüne kadar usulende olsa bir gün kutlamadım gününü.

Bu yıl Anneler Günüm  için güzel bir fırsatım var.

Hem annemi memnun etmek, hem  topraklarımızın kayboluşuna engel olmak için  TEMA Vakfı’nın El Koyun kampanyasına  katılacak, yeryüzündeki milyonlarca ana’yı ve TOPRAKANA’mızı  sevindireceğim. 

 TOPRAK "ANAM”   GÜNÜN KUTLU OLSUN!