Kovalam
"Kovalam da ne?" diyebilir, hatta "Alanya turizmi ile Kovalam’ın ne alakası var?" diyebilirsiniz. Anlatacağım. Ama önce neyi, nasıl yaptığımızdan bahsedeyim.TEMA Vakfı yayınlarından, Dünyanın Durumu 2002’yi okurken, başlığı "Uluslar arası Turizmin Yönünü Değiştirmek” olan makalelerden biri dikkatimi çekti. Makalenin Alanya turizmi ile bire bir örtüştüğünü gördüm.
Üşenmedim, bunu bir sunu haline getirip ( sunu programı yapmayı o güne kadar da hiç bilmiyordum) “Sora sora Bağdat bulunurmuş” hesabı, günlerce deneme yanılma metoduyla derledim toparladım ve bir sunum hazırladım.
Asıl işin zor tarafı bundan sonra başladı.Bu bilgiler mutlaka yerelde “Endüstride, halkta bilinç yaratmak amacıyla” kamuoyunun bilgisine sunulmalıydı. Ama nasıl, hangi yöntem ve paydaşlarla… “Tek tek kapıları çalan ben” oldum. Türsab’dan ALTSO’ya, Altid’den Alanya Belediyesi’ne dolandım durdum.
2003 yılında işi resmiyete dökerek, 9 tur şirketine, 27 otele faks/e-posta, Belde Belediyelerine vs. haber verdim. Milli Eğitim Müdürlüğümüz aracılığıyla okullara sunuyu duyurduk. Her okuldan bir rehber öğretmen ve10’ar öğrenci rica ettik. Ö.Ufuk Toplantı Salonunda 15 okuldan 157 öğrenciye bu eğitim çalışmasını yaptık. 2004 yılında 17 okuldan 300 civarında öğrenci ile bu çalışmayı tekrarladık.
2005 yılında bu çalışmaları bir ileri aşamaya taşımak için, sonuçları çokça eleştirilen “Gençlik ve Turizm “ anket uygulaması yaptık.
Gelelim Kovala’ın öyküsüne…
1960’lara kadar Hindistan’ın Kerala Eyaleti’nde küçük bir balıkçı köyü olan Kovalam, palmiyelerle örtülü kumsalları, dost canlısı halkı ve stressiz yaşam tarzıyla cazip bir yer. 1960’ların ortasında Avrupa gibi uzak yerlerden bu köye akın başlıyor. İzleyen yirmi yılda yatırımcılar artan talebi karşılamak için köye yeni oteller, restoranlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar inşa vs. ediyorlar. (Hikâyenin buraya kadarki bölümü umarım size yabancı gelmedi. Bundan sonrasına hiç yabancılık çekmeyeceksiniz.) 1993 yılına gelindiğinde Kovalam’a turist akını ve getirdiği kazançlar azalmaya başlar. 2000 yılına gelindiğinde turist sayısı yüzde 40 azalır.
Turizm uzmanları, “azalan turist ve dolaysıyla ekonomik girdinin” nedenlerini araştırmak üzere problemi masaya yatırırlar. İki önemli sonuç ortaya çıkar: 1-Turistteki gelir düşüklüğü ve turistlerin değişen zevkleri 2-Köydeki atıkların gözle görülür hale gelmesi. (Gerçekten, gelişmekte olan diğer turizm bölgeleri gibi Kovalam’da da turistlerin ve yerel halkın bıraktığı çöpleri arıtıp yok etmek için geliştirilmiş herhangi bir plan yoktu.)
Bu sonuca varılana kadar geçen sürede; insan atıkları, plastik şişeler, cam, kâğıt, metal parçaları ve biyo-çözünürlüğü olmayan diğer malzemeler üst üste yığılıp terk edilmekte ya da denize, derelere atılmakta; plajın kumunun temiz tutularak sorunun çözülebileceği sanılmaktaydı.(!!!)
Sonuç:
Dünyanın en az düzenlemeye tabi tutulan sektörlerinden biri TURİZM. Gelişmekte olan ülkeler ekonomilerini çeşitlendirmek, yatırımları özendirmek ve döviz kazançlarını arttırmak için turizme yönelmeye başlıyorlar. Bu başlangıçta sorunları sadece Kovalam’a özgü kılmıyor.
Bu açıdan ekosistemler, yerel topluluklar ve kültürler için ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Oteller, turist ulaşım araçları ve bunlarla ilgili etkinlikler, dev miktarda enerji - su ve diğer kaynakları - tüketiyor ve genellikle bütün bunlara hazırlıksız olan bölgelerde kirlilik ve atıklara yol açıyor. Bir çok yerel toplulukta kültürel dengeler bozuluyor ve ziyaretçi sayısının artmasıyla birlikte diğer bazı tatsız değişiklikler yaşanıyor.”
“ / …./ Turizmin iyi ve kötü etkileri yayıldıkça turizm faaliyetlerini daha sürdürülebilir bir yola sokmak gerekmekte. Bunun için eko-turizmin ötesine geçen derin sektörel değişiklikler yapmak gerekecek. Her düzeyde sürdürülebilirlik çabalarına hükümetleri, turizm endüstrisini, uluslararası kuruluşları, sivil toplum örgütleri, ev sahibi toplulukları ve turistlerin kendilerini içeren paydaş grupların katılımını sağlamak şart olacak.”
Ve her şey şu cümle ile başlıyor: “Turizm, temiz çevreye en fazla bağımlı olan endüstridir."
Kaynak: Dünyanın Durumu 2002 TEMA Vakfı Yayınları No: 37
Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim











