Çevresel Mülteciler
2003 yılında, yerküremizdeki her 370 kişiden hemen hemen biri (toplamda 17.1 milyon insan) , mültecilerin ve vatanından uzak diğer insanların korunmasına yönelik çalışmalar yapan BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ( UNHCR ) tarafından ilgi alanındaki insanlar olarak tanımlandı.
Bu tahmin, sayıları giderek artan çevresel mültecileri, yani varlıklarını tehdit eden ve/veya yaşam kalitelerini önemli ölçüde etkileyen belirgin bir çevresel bozulma nedeniyle, geleneksel yaşam alanlarını geçici ya da kalıcı olarak terk etmek zorunda kalan insanları kapsamıyor.İnsanları yer değiştirmeye zorlayan doğal ya da çevresel etkenler arasında, kaynak sıkıntısı ve doğal kaynakların adaletsiz dağılımı, ormansızlaşma ve diğer çevresel bozulmalar , iklim değişikliği, savaşlar ve savaş sonrası kalıntılar nedeniyle çevrenin sistemli olarak yok edilmesi , nüfus fazlalığı ve kalkınma projeleri yer alıyor. Kahire’deki Doğal Kaynaklar ve Çevre Enstitüsü’nden Essam El Hinnawi’nin 2004 tahminlerine göre , dünya genelinde 30 milyon çevresel mülteci bulunuyor. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’ ne göre; 2050 yılında çevresel mültecilerin sayısı150 milyon kişiye çıkacak.
İnsanların toplu halde ülke değiştirmesi, anayurtta, gidilen ülkede ya da bölge dahilinde istikrarsızlık ya da çatışmalara da yol açabilir.Bu eğilimlerin ciddiyetine karşın , çevresel mülteciler sorunu en yüksek düzeylerde ilgi görmüyor.. Çevrenin mülteci yaratmaktaki rolünden çok, toplu göçlerin çevre üzerindeki etkilerine odaklanılıyor . Oysa; çevresel mülteci kavramının tanımlanması, sorunun altında yatan nedenlerin belirlenmesi, kısa ve uzun vadeli sonuçların keşfedilmesi ve etkili önlemlerin tasarlanması için daha fazla inceleme yapılması gerekiyor.
Uluslararası yasa kapsamında, mültecilere bazı haklar kazanmalarını ve hem yasal hem de maddi yardım almalarını sağlayan özel bir statü veriliyor.1951 Mültecilerin Durumu Konulu Anlaşma ve bu anlaşmanın 1967 tarihli protokolüne taraf olan ülkeler, mültecilere asgari kaynaklar ve koruma sunmak zorunda.
Mülteci Anlaşmasındaki yasal korumanın mevcut sınırları, bunu değiştirmek için görüş birliğine varılamaması ve UNCHR kaynaklarının yetersizliği göz önüne alındığında, bir çok kişi BM sisteminin ve uluslar arası toplumun, çevresel mültecilerin yaşadığı olumsuzluklara daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini savunuyor.
İnsani bir acil durum karşısında insan yaşamını sürdürmenin en önemli konu olmasına karşın, çevresel sorunların azaltılmasını bir lüks ya da bir yük olarak değil, yardım örgütlerinin göç eden insanlara daha fazla yardım etmesini sağlayacak bir araç olarak görmek gerekir.
Yapılan bir araştırmaya göre, sorunların azalmaya çalışmak için yapılacak ortalama 1 dolarlık yatırım, felaketlerin ardından yaraların sarılmasında harcanacak 7 dolardan tasarruf edilmesini sağlayabilir
Çevresel mültecilerin sayısında beklenen artış, yerel istikrarı, çevresel güvenliği ve milyonlarca insanın yaşam kalitesini bozma tehdidini içeriyor. Bu tehdit de, çevresel mültecilik sorununu daha doğru tanımlamak ve insanların temel gereksinimlerini karşılayıp çevrenin de kalitesini koruyan bir çözüm bulmak konusunda uluslar arası toplum (gerek duyulduğunda yardım sağlayacak kurumlar ve topluluklar) üzerindeki baskıyı arttırıyor.
Kaynak: Dünyanın Durumu 2005
Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim











