Hesabına Bir Hikaye/ Selahaddin Gökyardım
'siz giderken ben dönüyordum. bülent ersoy.' geçen gece kendi kendine söylenip gülmüş bu sözü. küçük diyorlardı ona. normal boylardaydı. bir yetmiş beş. ama zayıftı, çelimsiz .uzun saçları ve favorilerileri vardı. seyrek sakalını iki haftada bir jiletle keserdi. bir gün kendini de bir usturayla kesecekti. kimbilir.
tekrar sırıttı. karşısındaki irice olanda şen ve sahte bir kahkaha attı. gözlüklü olan ciddi bir tavır almıştı. 24'ten 16'ya kadar indirmişlerdi sayıyı. okeyde çok iyi olduğunu söylerdi. daha demin hesabına oynadığı için hem kendine hem arkadaşına birer bira söylemişti. birasını dalga geçerek yudumlamıştı. oysa şimdi oyun onların lehineydi. bir doktorun kardeşiydi ama serseriden farksız, kumarbazdı. gözlüğü vardı. pahalı bir gözlüktü.
bir yudum daha alıp birasından, ona baktı gözlüklü olan. adı gökhandı ve hasan rıfkı'ya baktı. yuvarlak kafalı, üç numara saçıyla kelliğini örtbas etmeye çalışan sakalları çalı gibi olan ayyaş hasan rıfkı'ya. baktı ona ve göz kırptı. adam ona karşılık vermeksizin sırasını oynadı. tek taşa kalmıştı. bekliyordu. siyah 7. ağır bir oyun. gelmezdi. mavi duman kaplandı gece ve kurnazdı çelimsiz küçük. çok sıkı takip ediyordu oyunu. hayat zor olanı göstermişti bize.
garsonlar gelip gelip gidiyorlardı. sıkılmışlardı. kapanmaya yakındı. siyah 7 gelmemişti henüz. taşlar azalıyordu. 3 balya taş ve göstergenin altındakiler. hasan'ın el altındaki emre'ydi. en yapılı olanlarıydı. en safları. hayatı kızlar ve sigara üzerineydi. içkiden anlamıyordu. hasan'la aynı evde kalıyordu. adana'da ucuz bir semtte. ayyaşların ve öğrencilerin kaldığı. bok kokan şehirde. adana'da. şimdi maraş'ta küçük bir salonda okey oynuyorlardı. oyun dönüyordu. galileo küfürler savuruyordu hala içten içe .dünya da dönüyordu.
rutubet vardı. taşlar pistiler. içecekler çabuk tükeniyordu zaman gibi. zamansa geçmek bilmiyordu. buzlar hızlıca eriyor, su oluyor. buhar oluyor burunlardan ciğerlere sızıyorlar .esneme geldi gözlüklüye. esnedikçe esnedi ve birasından son bir yudum daha alıp ciğerlerindeki bütün havayı maraş'ın durgun ve kasvetli havasına bıraktı. sert bir hamleyle elindeki taşı yere vurdu. gülmedi. sevinçli değildi. ıstakayı boşalttı. alkış yoktu. hüzün yoktu. kız yoktu. hiçbirimiz sevişmemiştik ve meteliksizdik.
siyah 7 hala gelmedi.
Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim











