SOL'BAHAR
(AYTEKİN YAZGAN, GEVHER KARABULUT, MAHİR İRFAN BENLİ ve RUŞEN HAKKI'nın aziz hatıralarına saygıyla)
SOL'BAHAR
Giderken bile söyleyecek sözleri vardı,
hiçbir zaman sevmediler elvedaları,
hiç duymamazlıktan gelmemişlerdi,
üç tane maymunu hiç yan yana görmediler.
Sevdiler delicesine,
romantiktiler,
karanfil alacak paraları da vardı hani,
aç kalmayı tercih ettiler.
En çok karanfili sevdiler, en çok o kırıldı çünkü...
Hep kırılandan, ezilenden, sömürülenden yanaydılar,
Hiç derdim yok diyemediler, dünyanın öte yanındaki tokatı yüzlerinde hissettiklerinden...
Yaşamak; bir şeyler verebilmekti kendinden, hem de karşılıksız,
giderken çok şey bıraktılar...
Birileri hep daha öne çıkmaya hevesliyken,
onlar hep geride durmayı tercih ettiler,
buğday başağı gibiydiler,
başlarını öne eğişinden anlaşılıyordu, içlerinin doluluğu.
Haramilerin saltanatını yıkmaktı tüm dertleri, biraz barış, biraz adalet ve çokça kardeşlikti...
Büyük bir çınarı oluşturuyorlardı tek tek,
ve tek tek dökülüyorlardı bu baharda,
karanlığı aydınlatan ışıktılar,
bir yıldız nasıl yaşardı hep kendini yakarak, yandılar...
O ormana ateş düştü,
yandı ciğerimiz, ormanımızda kaybolduk,
kara haberlerini alıyorduk,
tek tek...
Şövalyeydi hepsi zulme karşı,
adamdılar...
mert, onurlu ve iyi gittiler,
Bir ağaç gibi tek ve hürdüler,
o sol'daki ormanın diriliği bozulmasın diye,
o orman en azından hala dimdik dursun diye,
her ağaç gibi ayakta öldüler...
ÜMİT ÇETİN
ikibinonbirincionkasım-izmit.
SOL'BAHAR
Giderken bile söyleyecek sözleri vardı,
hiçbir zaman sevmediler elvedaları,
hiç duymamazlıktan gelmemişlerdi,
üç tane maymunu hiç yan yana görmediler.
Sevdiler delicesine,
romantiktiler,
karanfil alacak paraları da vardı hani,
aç kalmayı tercih ettiler.
En çok karanfili sevdiler, en çok o kırıldı çünkü...
Hep kırılandan, ezilenden, sömürülenden yanaydılar,
Hiç derdim yok diyemediler, dünyanın öte yanındaki tokatı yüzlerinde hissettiklerinden...
Yaşamak; bir şeyler verebilmekti kendinden, hem de karşılıksız,
giderken çok şey bıraktılar...
Birileri hep daha öne çıkmaya hevesliyken,
onlar hep geride durmayı tercih ettiler,
buğday başağı gibiydiler,
başlarını öne eğişinden anlaşılıyordu, içlerinin doluluğu.
Haramilerin saltanatını yıkmaktı tüm dertleri, biraz barış, biraz adalet ve çokça kardeşlikti...
Büyük bir çınarı oluşturuyorlardı tek tek,
ve tek tek dökülüyorlardı bu baharda,
karanlığı aydınlatan ışıktılar,
bir yıldız nasıl yaşardı hep kendini yakarak, yandılar...
O ormana ateş düştü,
yandı ciğerimiz, ormanımızda kaybolduk,
kara haberlerini alıyorduk,
tek tek...
Şövalyeydi hepsi zulme karşı,
adamdılar...
mert, onurlu ve iyi gittiler,
Bir ağaç gibi tek ve hürdüler,
o sol'daki ormanın diriliği bozulmasın diye,
o orman en azından hala dimdik dursun diye,
her ağaç gibi ayakta öldüler...
ÜMİT ÇETİN
ikibinonbirincionkasım-izmit.
Sevilay tarafından
, 24.11.2011, 14:57 tarihinde
yazılmış.
Anasayfa
Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim
Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim
www.mevsimsiz.net © 2010











