KENARDAKİ ADAM
(İki ülke birbirleriyle savaşırken bile, her iki ülkenin kendi zenginleri
Her zaman olduğu gibi birbirleriyle karşılıklı olarak
Kumar oynamaya devam etmişlerdir ve hatta
Kendi vatandaşlarını öldürmeleri için
Birbirlerine silah satmışlardır) William MORRIS
***
söylemenin tam sırası
ülkeyi bu duruma senin oy verdiğin
partiler getirdi baba
ama ben buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan
bir yaşamlık kaygı duruşundayım
yakın tarihimiz için – Akgün AKOVA
***
Burada senden ayrılıyoruz baba, tam da burada. Geçmişe sorular sorduğum için, gördüğüm tutulmuş rüyalar için anarşist derdin bana hep, asi derdin. Evet, baba belkide haklısın. Hayat denen bardaktan çıldırtan boşluğu içtim. Kalemim kanıyor, kelimelerim yutkunuyor. Biz bu öğretilmiş dudakla iyi anlaşamıyoruz baba. Beni sen okuttun insan ucuz yaşamak kan pahasıyken, unuttun mu? Başımızı belaya sokan bir eylemse okumak, başım hep belada olacak. Ruhu çürüyen ulusların kanunlarıyla karın tokluğuna çürüyoruz baba.
İnsanlığın ağrıyan tarihi kuşların ayakkabılarında taşınır düşük zamanlarda. Hep bir lav olma halidir vicdan; hayalleri doğrama derneğinden savrulan apolitik kül. Aynaya baktığımda içine kapanmış bir şehir ve kendimdeki uzakların sesi. Büyülü gerçekliğin sınırına dayanır kayıp akarsuları örgütleyen akış. Ama panik yapma baba, bir kez olsun kızma, anla, bu kusursuz yabancılaşma her dükkânda bulunmaz. Çünkü kalbim dünyanın en eski tabelası; fırtına işçiliğindeki sakıncalı yazıt. Kalbimi oku baba.
Kendime dönmekten geliyorum baba gittiğin yerlerden, fark etmedin hiç. Kim sorarsa deki; döküleceği denizi arayan bir anarşist mavinin gücüne koşmaktadır. Karanlığı kuşandığında evren şairleri kurşuna dizme zamanıdır her on yıl, hiç ağlamadın mı baba? Patronlar, krizler, bankalar, para politikaları ve fakir fukara bakanlıklarının vahşi gölgesinde dayak yediği Nobel ödüllü sopaya sadık insanlar topluluğuyuz çok şükür. Bir de bizim insani yardım derneklerimiz var baba; düşleri çırpma saatlerinde çıt çıkmaz, hep onlar gibi mi oldun baba? Dünyanın boynundaki kara kolyeden kan ve açlık aktığında, o kusursuz sessizlikte, başkaldırı bir mucizedir içi boşalmış aşklarla dolu Sabun köpüğü kitapların bolluğunda.
Ey! Geçmiş zaman uçurumları liginde şampiyonluğa oynayan yanılgılar menekşesi ey. Sabırsız bir ateşi varlığıma serperek yürüyorum güvendiğim ayaklarımla. Gerçeğin ardına düşme cesaretiyle acılar tufanından çıkan kenardaki adam olur adımız. Dinlendirici seslerin yokuşunda yolumuzu kesen illüzyona çomak sokan bakış bizimdir. Bir kez olsun bakışıma, dokun baba.
Metin Akdeniz
11 Ağustos 2011

Kullanım Şartları
Künye
Turgut Uyar Şiir Yarışması Ödülü
Site Haritası
İletişim












