Mevsimsiz
Benceajans
Gültekin Emre - Merkezkaç

Fragile

Kayıp Opera





ne hikayesi olabilirdi geçmişin,
beynimin içinde salınmış zehirli mantar
şatomun içindeki düşmanım mavi beynim
düşün içine yerleşen tek ayetli yılan,
idrarımı emip büyüyen ve kelebek olması beklendiği halde
kullanışsız giyotin olan
boyna inen giyotinin ik sözüdür '' Oku''
zehrin içinde cilveleşen oku bedenimden çıkarmak üzre
seni kaybetmekten korkmadığımı düşünüyorsun
yağmurlu günlerde
yağmurlu günler benim sana getirdiğim bir tolerans değil mi ?
gerçekçi olmak gerekir ayın akla vurduğu ışıkla
annelerinin yüzlerini görebiliyorsa bazı çocuklar
ellerinde kalan tek jiletin bilekler için mi yoksa sakallar için mi
olduğu konusunda derin şüpheler barındıranların parkında şimdi
tahterevallinin aslında İtalyan bir opera sanatçısı olduğunu anlıyor, onlar
biliyorum artık çok geç seni öldürmek için,
aklımı charlie chaplin sevenler derneğine kiraladığımdan beri
seni öldürebilir yanlarımdan gri bluzlar yaptım
defolu cesetler aldım senin için ,parmaklarımı tut sevgilim
parmaklarım seni sevmekten geliyor....




Dışavurumcu Cennet Köpekleri


yüzünü yıkıyordum çünkü bana bakmaktan geliyordun
kirliydim suyun çıkardığı bilançoda
yüzümün kesikleri bıçağın asaletinden geliyordu
bazen sana çok kızgındım
bazen yanımdan gittiğin günlerde
seni arkandan pompalı bir martıyla vurmak istiyordum
ve SADECE BANA SAKAT KALMANI....
cennet öldü peşinen söyleyeyim
kader, arap edebiyatında sadece Ki eki
beynim ki;yanımda taşıdığım azınlığım
papyonlu arabesk kuarkım,
ağır trafik kazasından blues eseri olarak kurtulan
beni öldüreceksen lütfen cesedime bir fiyonk....




Sikik Bir İlerleme Raporu



tek sorun kendini inkarın verdiği hazzın
zaruret olarak geri dönmesi halinde
ona yarım vole vuramamak dedim,
buda mı gol değil sevgilim
bıçağın çoğu etin içinde değil mi?
sonra beni terk ettin ,bacaklarını alıp gittin yanımdan
adın kirpik olmasına rağmen
bir harfini bile bana vermeden gittin
teessüf ederim sevgilim
ben babamın etiyle dövülmüş biriyim
arkadan sadece ;So Tell The Girls I Am Back In Town'' dedim





gramofon kardeşler




insan hafızası ağzın içindeki uçuktur
zorlandıkça kaşınır, illettir ve haki renklidir endişe
kaygı umurun döşünde tek bir sorun saklar
insan boynuna inen giyotinin hızı
hız sınırını aşarsa
tekrarı gerekir mi idamın ?

tekrarı gerekir mi seni sevmenin
kedili bahçelerde ,morg sahillerinde
huzurevlerinde çıkan ufak bir kavganın
mesela yüzkişinin aynı anda ölmesinin
kurumun ismini lekeler mi sorusuyla geliyorum kapına
kapının kulpu urdur,
dokunamam
aç bana kapını
sana bir buket serumla geldim....




Sağlıklı Yaşam Bulaşıcı Bir Hastalıktır



neye itiraz ediyordum ben
zaman sinirlenmiş bir at kıvamında
çöl yangınlarına doğru dört nala koşmuyor mu
senden geri alabileceğim tek şey gözlerim değil mi
görmüyor musun sırtımdaki yaralara
şöyle alıcı bir gözle baktığında
terkedilmiş bir lale mezarlığına benzemiyor mu
paraya kıyıp bir çit yaptırmak gerek ,
ben teninin bana ayrılan kısmını asla geçmedim uyuduğumda
ve bıçağın nefsini köreltmesi için sundum etimi sadece
fiziki bir nedenden öteye
tarihimin bir vokaliydi bu olan ve kadim beynimin
içinde yolunu kaybetmiş köpeğin
gördüğü işkenceydim,diriltilip diriltilip adın sorulan



Şiire Giriş


beni sevdiğin gün
ben annemi bıçaklamıştım...



Ozan Uğraş