Mevsimsiz
Benceajans
Osman Cabbar - Tozduman

pembe kundaklarda avunur ses

Unutamadığım yerden uyuturum soğuyan tende ellerinizi: don!

Siz şiir yazarsınız bir ihtimal

ben yazılırken kendime kırılır küstüğüm t-izden ayna

alınlar ıslak, adımlar kaygan: bir şehir  tuzlu sular altında

mazgallar yerle bir!

Farkına varamaz kalabalık: yok uzun, yol serap.

 

Gözlerim fal taşı, çizerim alnıma silik resminizi

kan tırmanır cana

can balkona tırmanır, manzaraya yaslanır göz: koşar adım fal başı

kuru dallarda dinlenir yorgun mendil:

‘o bulut benim, o ev, o dağ, o uçurtma; o adam benim!

 

Bulunca eş rengimizi, gök kurur

sıcak.

Misketler koşar gelir sokak aralarından

doldururuz ceplerimizi

ekersiniz göğe kuşak, üttüğünüz sesinizi

tutulduğum soluktan sökülürüm gönüllü içimi

dize gelir camlarda sır:

                    ten durulur, tahtına kurulur.

 

Oysa,

ahmak bir soytarıya bürünür zaman, gözden ırak yanından:

histen bi’haber.

Aldattığınız notadan asarım rengimi,

al tattığınız oltadan susarım.

 

Siz, doğurganlık dersiniz buna…

 

Avuçlarımdan şehre çırparken teninizi

terli çarşaflar gömülür kuru dallara, nafile.

Belki saça renk, belki göze sere serpe bir ahenk seçer

kundaklanmış bir kalple

doğarım öldüğünüz yerden kendimi.

 

-ki ben, yine de

her Pazar özlerim sizi

parlak kutularına saklanırım yıkık şehrin

elden ele kumaşlarda silinirken ten izi

unutmayı unuturum bir ihtimal…

Ceplerimi deler azaltırım bir parça gözlerinizi.

 

 

Pınar Kocabay

  • Son Eklenen Yorumlar
  • bilakis zevk veriyor seni okumak...
    bun çağrıştar tarafından , 21.10.2010, 04:29 tarihinde yazılmış.