Mevsimsiz
Benceajans
Mehmet Öngeoğlu - Kutsal Üçleme

Yolcu Zamanlar

Kötü bir şarkı çalınıyor radyoda ,

Gözlerim dalıp gidiyor gelip geçen yolun üzerinde ,

Anımsıyorum eskiyi ,

Geride bıraktıklarımı ve terk edenleri .

En iyisini düşlemeye çalışıyorum .

Düşledikçe hissediyorum ,

Hafifliyor anılarım ,

Utangaçlaşıyorlar ,

Giderek eksiliyorlar ,

Yüzleri anımsıyorum ,

Her şey üstüne ahkam kestiğimiz ,

Ağır bakışlı , narin yürekli ,

Düşsellikten ibaret yüzleri . . .

Anlatamasam da kendimi

En güzelini söylemeye çalışıyorum.

Radyoda rezalet bir şarkı çalıyor ,

Ve ben senin fotoğrafına bakarak dalıp gidiyorum .

Kendimi yalnız mı hissetmeliyim ?

Belli belirsiz birkaç düşten ibaretsin ,

Hiç yaşanmamış olan şimdilik. . .

Kalabalık evrenin ortasında ,

Dokunulmamış güzelliğinle ,

Aynı kentin sokaklarında ,

Seviyoruz dünyayı her haliyle . . .

Tüm yüreğimle kucaklamak istiyorum seni ,

Oysa biliyorum bir nehir gibi akıp gideceksin hayatımdan ,

Aynı yerde olup da birlikte olamayanlarız biz ,

İç geçiren bir dilenci gibi kederleniyorum.

Halbuki ne yalnızım ne de hüzünlü . . .

Dillendirilmemiş olanı keşfetmek için çabalıyorum ,

Dupduru , bir türlü tarif edilemeyen garipliklerden bahsediyorum.

Hayatımızın bir melodisi var kanımca ,

Bazen duyumsadığımız , bazen dinlemeyi unuttuğumuz . . .

Yanılgılar , yanılsamalar ve işe yaramaz gerçekler.

 

Bir denizin kıyısından ,

Herhangi bir  dağın yamacına doğru ,

Engin gökyüzünün altında süzülürken

Düşünüyorum her şeyi sessizce .

Her aşkın sonunda sıfır kilometre bir yürekle başlamayı  hayata.

 

Uzaklarda bir yerde ,

Olduğumuz yerde durmaya karar verdiğimizde ,

Kaçmaktan yorulduğumuzu anladığımızda ,

Gerçekten cesaret edip de gözlerinin içine baktığımda ,

Bakışların beni okşadığında ,

Anlayacağız .

Ben bir ağacın gölgesinde pinekleyen tuhaf bir adam ,

Sen kırların ortasında gökyüzünü seyretmekten hoşlanan ,

Tuhaf bir kadın …

Yalanlar söyleyeceğiz birbirimize  ,

Hemen sonrasında pişmanlık duysak da

Aldırmayacağız .

Yuvarlanacağız ,

Güneşin toprağı ısıttığı kırlarda ,

Çocuklar gibi mutlulukla ,

Öğreneceğiz sevmeyi artık ,

Dünyayı her haliyle . . .

Seveceğiz artık huzurla ,

Dünyayı ve yalnız yüzleri .

 

O.Can