Mevsimsiz
Benceajans
Minimal Öykü Nedir? - A.Galip

Minyatür Hesap

Ah bu vazgeçişlerin keskin tanrısı
kurbanlık bir ayıp alınıyor sanki pazardan,
denize akıtılan kan müziği
biz insanlar bıçak yaralarımızı bırakıveriyoruz suya
su; acziyetin dövmesi,hilenin ödü.

bıçağı dayıyorum hayvanın gırtlağına
aniden kendi boğazıma sokuyorum,
kurbanın kim olacağını kestiremezsin dedi Heisenberg
ben de ölüm şeklinin
gülümseme içinde şifrelendiğinden kuşkuluyum


yanarak ölen insanları seviyorum,
yüzümdeki korkuyu emip
balgamın içinde saklamanızın bir anlamı olmalı
kan tahlillerinde belki
belki kayıp bir insan tahlili kayıp bir insan tasviridir
veremli sözlerim,ama sağlıklı cümleler tüketmem önleyemiyor
size bulaşan ellerimi,

kin; tokalaşarak bulaşan bir vampir hastalığıdır,
ölünce affedilen insanların çeviri çalışmasıdır,gün
nutuk tutulmasına yol açan devasa sistem çökmesi
veya kedinin nankör bir insanı affetmesi güncellendiğinde
ki nutuk tutulmasını hemen hemen herkes bilir
kalbin aklın önüne geçip vücudu belirli bir süre karanlığa terk etmesi
herneyse güncellendiğinde ten rengi ve çayın yanına koyulan iki selam rengi
rüzgarda kalmış gülleri güneşe çıkarma vakti
baksana bütün güller fena hasta,hapşurmasalarda üşütmüşler bu belli
terlemiş güllerin kokusada çok keskin oluyor
akisi kaymış insan beli gibi kokuyor,
ben gerçi veremim bulaşmasın diye fazla yaklaşmam
ama sevgilimin söylediğine göre
bir gülün mavileşmesi ile başlıyor
çiçekçilerin klostrofobisi,
yanan insanları seviyorum
hele ki bir kadın tırnağıyla tutuşmuşlarsa....



ah bu içe çökmelerin bıraktığı önlenemez alet takımları
annemin avucuna bıraktığım babamın yüzük parmağı
şimdi morarsada ifade tutanakları
belki iki sevgili sadece ingiliz anahtarı ile birbirinden ayrılmalı
ben bu tutanağı imzalamam şefim,
ben öldürülürken asla kesici alet kullandırmadım
ah bu içe gömülüşlerin soğuk kumları
yüzeye vuran sadece kan içinde sen içinde bir miligram alkol
o da seni ayık tutmak için ...

darmadağan hayatları seviyorum
katillerini nereye koyduklarını unutan kurbanların yüzlerini seviyorum
ve aniden patlayan binaları
aniden patlayan inançları
aniden patlayan frenleri,
kendilerinden nefret eden insanları sevmiyor tanrı
bunu bizzat biliyorum
ama ben seviyorum,
bir insanın kendi hayatından vazgeçerken dinlediği son şarkı
izlediği son filmleri seviyorum
bir insanın giderken
üstüne bastığı kalp patlamasın diye
yerine koyduğu ağırlığı,



ah bu öfkenin oturma salonu
yeryüzüne inmeye hazır el değmemiş suç gibi kendinden emin
garip bir renk uyumu
duvarları ha bire ne diye farklı renklere boyuyorum ki
kimse inanmıyor bukelamunda oturduğuma
ah bu kendini kandırmanın duvar saati söylesene
sevgilim beni sevdiğinde yeni yıla girmiş miydi cehennemdekiler
söylesene sevgilim
beni sevdiğinde adın neydi....

 

 

Ozan Uğraş