Mevsimsiz
Benceajans
A. Galip - Müntehir Aşklar

Sutaşı

Sutaşı

Göle yakındı eviniz. Menekşelerle dolu küçük bir bahçesi vardı. Beyaz örtmeli bir kadın yazmalara oyalar işlerdi. Bağdaş kurduğu o küçük bahçeyi dünya sanan bir kadın… Galiba konuşamazdı da. Garip işaretler yapardınız. Sanırım sadece ikinizin bildiği bir dille anlaşırdınız. Tanımlanamayan kavramlardan vazgeçilmiş, seslerin, harflerin olmadığı bir dil…

 

Göle bakardın sen, sonra gökyüzüne… Çok uzaklardan bir uçak geçerdi de seçemezdin kanatlarını. Biraz daha alçaktan uçmasını dilediğin, bilmediğin kentlerden gelip, üzerinden geçip giden bir uçak… O bile sessizliği bozmadan süzülüp, kaybolurdu. Küçük kırmızı saatine bakardın. Her gün aynı saatte geçerdi o uçak. Her gün aynı oluklu kiremitler, her gün aynı ayva çiçekleri ve menekşeler… Kedi hep aynı saatte atlardı kiremitlerin üzerinden, asmanın en güçlü dalına. Aynı zamanda olgunlaşırdı yaz ve vişneler. Göle bakardın sen, sutaşlarına… Gözlerinde sutaşından oya oya yaşlar…

 

Kavrulmuş, keskin bir haşhaş kokusu yayılırdı tepelere… Beyaz örtmeli kadın, kaşık kaşık dökerdi yayvan taşa haşhaş tohumlarını. İki avucunun arasında tuttuğu yuvarlak, siyah başka bir taş ileri geri ilerlemeye başlardı. Aynı zaman aralıklarıyla ağır ağır, sabırla… Ezilirdi küçük taneler, koyu kahverengi, yağlı bir püre oluşurdu. Giderek çoğalan, her yeri, her şeyi içine alıp, örtmesinden korktuğun koyu, yağlı ve ağır ağır akan bir püre…

 

Kaçardın suların serin kıyılarına. Kocaman, kahverengi gözlerin haşhaş renginde… Göl küçük dalgalarla yürürdü ayaklarına. Ellerinde çocuk sıkıntılar. Menekşeler gibi bükük boynunda hüzün, yanaklarında çam kokusu… Kulaklarında unutmaktan korktuğun sesler, sözcükler… Ve büyük kentlerin gri caddelerinin çekici uğultusu…

 

Göle yakındı eviniz. Kırmızı oluklu kiremitleri, uzun pencereleri vardı. Küllerden önce… Deli kahkahalar ve telaşlı kalabalıktan önceki sessiz zamanlarda… Şu kafeteryalar, şu lokantalardan önce… Kimsenin bilmediği kentler özlenirken. Ve kimsenin bilmediği diller konuşulurken.

 

   Haziran.2010/ Adana

ilkaytuna64@mynet.com

Sutaşı
  • Son Eklenen Yorumlar
  • Kısa, hüzünlü, sade, özlem dolu....
    Tarkan Toka tarafından , 7.08.2010, 13:24 tarihinde yazılmış.