Mevsimsiz
Mevsimsiz Forum

Bir Oyun: Cadı Kazanı

(The Crucible, 1953)

 

Miller’ın bir oyunu.

 

Cadı kazanı 1692’de  Massachusett’in Salem kentinde geçen gerçek tarihsel olaylara dayanır.

 

Özgür düşünceli bir çiftçi olan John Proctor, Papaz Parris’in bağnazca vaazlarini dinlememek için kiliseye  gitmediğinden Salem’de yabancı gözüyle görülen bir kişidir. Proctor’un Parris’in yeğeni olan ve evlerinde çalışan Abigail’le bir ilişkisi olmuş, ancak durumu anlayan karısı Elisabeth, Abigail’i evden uzaklaştırmış ve soğukkanlı tavrıyla kendisine hiçbir şey farkettirmemiştir; bunun üzerine Abigal’le ilişkisine hemen son veren Procyor, karısına karşı vicdanında rahatsızlık da duymaya başlamıştır. Abigail ise, zenci köle Tituba ile Proctor’ların yeni çalışanı Marry Warren ve Papaz Parris’in kızı Betty ile birlikte ormanda çocuksu oyunları arasında ruh çağırmakta, büyülü iksirden içip çıplak dansetmektedirler. Ancak, genç kızlar, kendi aralarında gizli “cadıcılık oyunu” nu oynarken Papaz parris’in baskınına uğrarlar ve Betty düşüp kalır. Cadıcılık söylentileri üzerine halkın Parris’in evinin önünde toplanması karşısında, Papaz Parris, şeytan kovma uzmanı Papaz Hale’e haber göndererek, kızını iyileştirmesi için çağırır. Tituba’yı sorguya çekmekle işe başlayan Hale, soruşturmayı derinleştirmeye ve “cadı avı” na başlar; köşeye sıkışan genç kızlar da suçlamalardan kurtulabilmek için cadılık cadılık suçlamalarını başkalarının üzerine atmaya çalışırlar; kuşkusuz bu arada cemaatin hoş gözle bakmadığı kişilerin adları gündeme gelir ve Abigail, elisabeth’in adını verir. Kurulan cadı mahkemesi karşısında, karısından öç almak için Abigail’in bilerek karısını karaladığını söyleyen Proctor, Abigai ile olan evlilik dışı ilişkisini açığa dökerek karısını kurtarmak ister. Ancak, başka bir yerde sorguya çekilen elisabeth, kocasını kurtamak için, kocasının böyle bir ilişkisini bilmediğini söyleyince, Proctor’un savı kanıtsız kalır. Elisabeth serbest bırakılırken, Proctor cadılık suçuyla hapse girer. Bu arada Abigail, kilsenin paralarıyla uzaklara kaçmıştır. Gittikçe huzursuzlaşan halkı yatıştırmak amacıyla, mahkeme, bir kişiyi ölüme mahkum etmeye, ve suçunu itiraf etmesi koşuluyla salıvermeye karar verir. Bu kişi Proctor’dur; başka cadı adlarını da vermesi koşuluyla serbest bırakılacak, itirafnamesi de kilisenin kapısına asılacaktır. Ancak kendi adını ve saygınlığını sonuna kadar korumaya çalışan Proctor, yalancı tanıklıkta bulunarak suçsuz kişileri mahkum ettirmenin adaletsiz toplum düzenini onaylamak anlamına geleceği için buna karşı çıktığı gibi; böyle çarpık düzenin, hoşgörüsüzlük, bağnazlık ve baskının karanlığından ancak ben, sen ve o’nun yanmasıyla çıkılacağı için de karşı çıkar ve öbür masum insanlarla birlikte idama gider.

 

Cadı Kazanı’nda Salem “cadı avı” nı ve “cadı duruşmaları” nı McCarthyci “komünist avı” na ve Amerikanca Olmayan Etkinlikler duruşmalarına taşıyan Miller, bu iki kara tarihsel siyasal olay arasında koşutluklar kurarak, bir yandan özgür düşünceli bireye yaşama hakkı tanımayan toplumun egemen baskıcı bağnaz ideolojisini açığa sererken, öte yandan bu yönetimin aynı biçimde neden olduğu kitle histerisini de açığa sermekte; böylece “cadı avı” nın neden-sonuç ilişkilerinin birbirlerinin ayrılmaz parçaları olduğunu göstermektedir. Cadı Kazanı bireysel tragedyayı verirken, bunu bir toplumsal tezli oyun içinde temellendirmektedir.

 

 

Aziz Çalışlar

 

Tiyatro Oyunları Sözlüğü Cilt 1- 26/27

Mitos Boyut Yayınları

mvsmsz
Selah Özakın   Ozan Uğraş   Bence Exclusive   Sedef Kandemir   Volkan İpek  
Bence Ajans